Sulardan bana akanı bilmiyordum o vakitler,
elmalardan, vitrinlerden, kapılardan ve bebeklerden
bana akanı bilmiyordum.
Pencere camı çatlasa
içimde bir cam fabrikası yıkılırmış bilmiyordum.
Anlaşamamak çok anlaşılır bir nedendi ayrılmak için ama kimseye bu kadar açıklama yeterli gelmiyordu. Daha geçerli bir geçimsizlik istiyordu toplum bizden. Hiç değilse şiddetli geçimsizlik istiyordu. Oysa şiddetsiz, sessiz bir geçimsizlik de az şey değil ki. Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan, kavga etmeden, birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi? Çiçeği ha bir günde koparıp atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş solmasına izin vermişsin.
Herkesi kıskanıyordum. Adaletsizliği kıskanıyordum. Sevginin size böyle boca edilirken, bana ve benim gibi pek çoklarına damla damla verilmesine dayanamıyordum.