Olam hayatın zıddı değildi, bilakis hayatla başlıyordu ve tin ta kendisiydi. Ölüme ilerlemenin adı hayat olmuştu. an herkes bu yolu yürüyor ve günü gelince de dünyayı kedip gidiyordu. Uzun emeller ve ihtiraslar gidişi gecik- miyor, bilakis hayatı geciktiriyordu. Kureyş'in azgınları putlanna sarılarak ölümü ötelediklerini sanıyorlardı. Kâ- dekiler gibi herkesin içinde taşıdığı putlar vardı. İhtiras, eki ve makam aşkı, yönetme arzusu, para ve zenginlik, ku safa, içki ve kadın... Kureyş ahirete inanıyordu ama a bırakıp geldiklerinden ibret devşirmiyordu. Baksa- lar anlayacaklardı; giden gelmiyordu. Gülüm onlara ölümün toprağa Air vaiz olduğunu söylüyor, Firavunlardan, Nemrutlardan, Karunlardan ibret almak gerektiğini anlatıyordu ama.....
Seninle hasta gönüller şifâdır ya Rasûlallah Senin cefaların derdi devâdır yâ Rasûlallah
(Lâedrî)
Hasta gönüller seni anmakla şifa bulur ey Allah'ın elçisi; senin için çekilen dertler hakikatte devadır.