Yazarın tarih bilgisi açısında çok büyük eksiklikleri var. (Bkz: imparotiçenin Bayezid'in kavuğunu alıp onun tahtına oturması, Timur'un peygambere karşı küçümseyici söylemleri ve Kuranı Kerimi yaktırması gibi.) Aynı zamanda hiç bir karakterin çok yönlü olmaması metni oldukça sıkıcı yapıyor ve bununla birlikte olay örgüsünün katmanlı olmaması maalesef okuyucuda merak duygusu uyandıramıyor. Shakespeare'in tragedyaları ile kıyaslayınca oldukça zayıf kalıyor.
Kendine has bir üslubu var kitabın, olayların net tarihleri verirmiyor, okudukça hangi yıllar arasında geçtiğini sizin yakalamanız lazım. Aynı zamanda bir şehirden diğerini neden geçtiğini anlayamıyorsunuz ve bu kendine has bir hava katıyor kitaba. Kitabın okunması rahat ve akıcı, yeraltıedebiyatı sevenlerin okumadan geçmemesi gerekir.
İlk bölüm gayet komik ve akıcı başlamıştı ama irfan beyin verdiği 'konferans'lar çok sıkıcıydı. Bu sıkıcılığın sebebi toplumu eğitme amacıyla verilen ve hikayeyi oluşturma da hiç bir kıymeti bulunmayan bir dolu bilgi yığını vermesinden kaynaklı. Ayrıca hikayenin düğüm kısmını oluşturan mektuplar da akışı bozmuş, zaten hikayeden kopan beni daha da hikayeden kopartı. Yazar Hüseyin Rahmi Bey'in diğer eserlerinden aldığım zevki alamadım maalesef.
Define kitabının devamı ve hikayenin son kitabı.
Heralde tefrika edilmeyip direkt kitap olarak basıldığı için olacak, ilk kitaptan ziyade bölümler birbiriyle daha alakalı geldi. Derleyenin ön sözünde belirtiğine göre ilk basıldığı yıllarda ağdalı bir dil kullanılmadığı için yeterince edebi bulunmamış ve dümdüz bir olay anlatısı olarak görülmüş lakin ben, Samipaşazade Sezai'nin görüşüne katılan biri olarak, bir şeyin sanatsal olması için illa okurun kavrayışını zorlayacak söz oyunlarına hele ki zorlama sembolizmlerin gereksiz ve saçma olduğu kanaatindeyim.
Hikaye, okurda merak duygusu uyandırıyor lakin hikayede yaşanan bir olayın ardından aynı olayın tekrar okura izah edilmesi akıcılığı baltalamış.
Kan DamlasıMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,053 okunma
Basit ve akıcı hikayelerden oluşuyor. Üslup konusunda da okurun gözüne çarpan veya hikayelerin akıcılığını sekteye uğratacak eksiklikler de yok, bir çırpıda okunuyor.