"Bütün mutlu aileler birbirine benzer ama her mutsuz ailenin kendine özgü bir mutsuzluğu vardır."...sadece giriş cümlesi icin bile okunması gereken bir kitap...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sars aklımın cılız ayaklarını, kuşat beni. Değişik şeyler
söyle ne olur, yeni bir şeyler söyle. Yıldım ömrümün ka-
lıplarından. Beni duy ve anla.
Yağmur dindi Ömür hanım. Gökyüzü masmavi gülümsedi
yine. Doğa aynı oyununu oynuyor bizimle. Umudun
ucunu gösteriyor usulca, iyimserliğin ışığını süzüyor mavi
atlasından. Ne aldanış! Bulutların rengi mavi-beyaz mıdır,
kurşuni-külrengi mi yoksa?
Gökyüzünü öpmek isterdim Ömür hanım, gözlerimle değil
dudaklarımla. Yoruldum bulutları kirpiklerimde taşı-
maktan. Delilik mi dedin? Kim bilir...Belki de yerde sü-
rünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim bilinçsiz bir
aykırı olmak duygusu. Gökyüzü de olmak isteyebilirdim
değil mi? Kim ne diyebilir ki?
....her bireyin mutlaka okuması gereken kitap her şiirde yaşadıklarını bulup her Mısrasi ömrümüzün başka bir dakikasına eşlik şahitlik etmiş gibi özellikle ömür hanım şiiri hayata farklı bakmamı sağladı böyle bir eseri ortaya koyan Şükrü erbaş a ne kadar minnettar olsak azdır böyle bir şiirle tanışmış olmanın mutluluğu naif hüznü huzuru kelimelerle anlatmak ne mümkün
Milattan önce 7.yüzyılda yaşamış Anadolulu, Milette doğmuş bir filozof diyor ki:Ülkelerin türkülerini yaratanlar kanunlarını yaratanlardan daha güçlüdür.Bu korkunç, bu pis, bu insanlığı kirleten ve hem de utandıran bu savaş dursun diye herkes elinden geleni de gelmeyeni de yapmalı. Bu korkunç savaşı durdurmaya gücümüz yeterse bugün için de yarın için de ülkemizin onurunu kurtaracağız. Bu korkunç, insanlığın vicdanını kirleten savaştan dolayı kıyamete kadar insanlık içinde aşağılanacağız. Böylesine halkı yakan, milyonları sürgün eden ,insanlık dışı işkenceler yapan, milyonlarca hektarlık ormanları yakan savaş sonuna kadar insanlığın yarası olaraktan kanayacaktır...(Sayfa 43)