‘’Günlük meselelerin çözülmesinde bir hayalin ne faydası olabilirdi? Zavallı bir ruh, insanı nereye götürebilirdi? insanın ihtiyaçlarını nasıl karşılayabilirdi? Her gün karşınıza çıkan canlı, elle tutulur varlıklarla bir ruh nasıl başa çıkabilirdi? Bir ruhla yaşamak, tek başına yaşamak gibi, hayal gücü isteyen bir davranıştı. Uykusu gelen bir insanın, uyanık kalmak için boşuna harcadığı bir çabaydı.’’
Genellikle doğum günlerimin tadını çıkartırım, ama bugün pek hoşuma gitmiyor. Buna benzer yıllarda doğum günleri askıya alınmalı. Doğada değilse bile insanoğlunun dünyasında bir yasa olmalı; yalnızca, hayat tıkır tıkır işlediğinde yaşlanmanıza izin veren bir yasa.
‘’O günlerde mutsuzluğun sahici bir anlamı vardı. Şimdiyse sadece can sıkıntısı var; nezle olmak ya da beş parasız kalmak gibi bir şey. Beni gerçekten darma duman etmek için benimle çok önceden beraber olman gerekirdi.’’