Ebeveyler, Annelerini arayıp çocuklarını şikayet ettiklerinde sürekli "Bizde çocuktuk ama böyle değildik " derler vee birgün.... Babaanne gelir... :)))
"...Ama bebek sevgi ve birlikteliği kendi kendine öğrenmişti,çünkü dünya herkesten soyutlanıp yalnız yaşamak için yaratılmamıştı.Sonra babasına da yeniden sevmeyi öğretmişti,çünkü kalbinin derinliklerinde biliyordu ki babası hâlâ yıllar önce o kıza aşık olan çocuktu.Ve birlikte gün ışığını yeniden yakalayıp onu hayata döndürebilirlerdi."
"Az ya da çok ilgiyle hayatına girip çıkan,birbirini tanıyan,yolu birbiriyle kesişen veya hiç karşılaşmayan onca insanın hikâyesini sinema perdesinde oynayan bir film gibi izlemişti Mücellâ...
Herkesin bir hayatı olmuştu işte,herkesin bir hayatı vardı...
Yapayalnız tükenen bu hayat,kendisi için değil başkaları için yaşanmıştı,bütün benzerleri gibi...
"Çünkü Yusuf Ziya için en iyi olanı Müzeyyen hanım bilir,bunu şuan Yusuf Ziya fark etmesede...
Şayet mesut olacaklarına inansa,Yusuf Ziya hamamcının,bohçacının kızını karşısına gelin diye çıkarsa önlerinde durmaz,mani olmazdı...
Hangi anne oģlunun mutsuz olmasını isterki?..."
Bir erkeğin,bir kadını ya da bir kadının,bir erkeği sadece sevmesi yetmez mi? Toplumdaki yargılar; Yaşının büyük olması,bir nikahtan arda kalması yani dul olması,asil soydan gelmemesi...gibi faktörler önemli mi?Belki de önemlidir
Tabii "El Alem ne der?"sorusuna cevap arıyor isek...Her Neyse...