Rojey

Dünyanın en çaresiz çocuklarına en büyük hayalleri kurduran, umut denilen o doğal felaketten nefret ediyordum! 
Sayfa 44·Kitabı okuyor
Unutmanın acısı, ayrılığın acısından farklı. Ayrılık hüzne yakın, unutmak Kasvete. Yani birini ergeç unutmaya mahkum olduğunu bilmenin hasretinden bahsediyorum. Birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından bahsediyorum. Noktayı
Sayfa 78·Kitabı okudu
“Güzelliği, güzellik için sev ve dergileri rahat bırak. Bana bak Martin Eden, denizine ve gemilerine dön. Benim sana tavsiyem budur. İnsanların şu hastalıklı, çürümüş şehirlerinde ne yapıyorsun sen?”
Sayfa 331·Kitabı okudu
Dünyanın tüm müzik uzmanları istedikleri kadar haklı olsun. Ben yine de kendi hazlarımı insanoğlunun ittifakla verdiği hükümlerden önemsiz görmeyeceğim. Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir, o kadar. Şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor veya beğenilmesi gerektigine inanıyor diye o beğeniyi benim de taklit etmemi gerektirmez. Hoşlandığım ya da hoşlanmadığım şeylerde modayı takip edecek degilim.
"Ama zaten öyle bir adam degil. Yapısı gereği ağırbaşlı ve ciddidir. Her zaman öyleydi." "Kesin öyleydi," dedi Martin. "Haftada üç dolar, sonra haftada dört dolar ve genç bir delikanlı, hiç eğlenmeden, oynamadan yağ sobasında yemek pişiriyor, bütün gün çalisiyo, para biriktiriyo, hep çalisiyo, hiç iyi vakit gecirmiyo, eğlenmeyi öğrenmiyo ve tabii ki otuz bin dolar çok geç geliyo." “Biliyor musunuz," diye ekledi, "Bay Butler'a acıyorum. Doğru dürüst harcayamayacağı otuz bin dolar kazanmak için hayatini boşa harcamış. Niye mi, çünkü artk otuz bin dolar nakit verse bile çocukken on sente alabilecegi şeyleri alamaz, mesela şeker, fıstık veya tiyatroda en üst balkondan bir bilet."
Sayfa 84·Kitabı okudu