Değeri yaşarken bilinmeyen yazarlar kervanına katılmıştır kendisi. Kalemi ile bir şeyleri anlatmaya çok çabalamış, lakin günümüz durumlarına baktığımızda bunda çok başarılı olduğunu söylenemez. Aşk Gibi Aydınlık , Ölüm Gibi Karanlık kitabı en kült eseridir. Ön yargısız olarak herkesin okumasını tavsiye ederim.
Kalemi oldukça sağlam bir yazar olan Bejan Matur'u , Dağın Ardına Bakmak kitabı ile tanıdım. Okuyup beğendiğim yazarların diğer kitaplarına da muhakkak göz gezdiririm. İyi ki de araştırmışım. Didem Madak , Füruğ , Tezer Özlü , Nilgün Marmara tadını almamı sağladı yazdıkları. Farklı bir kalem arayanlara tavsiyemdir.
Okuduğum on adet Kristin Hannah kitapları içerisinde en en en sevdiğimdir kendisi. Müthiş kurgusu ve merak duygusu ile sayfalar nasıl akıp gitti anlayamadım. Toplumsal konuları , romansı bir tarz ile okuyucuya sunan Kristin Hannah sevdiğim yazarlar içinde yerini çoktan almayı başardı bile.
Kış BahçesiKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20166bin okunma
“Kuşkusuz devletin mahkemesi bu tip olayları benden daha sert değerlendiriyor; onun görevi genel ahlak kurallarını ve gelenekleri acımasızca korumaktır; bu da onun insanları affetmesini değil, yargılamasını gerektiriyor. Kaldı ki resmi kimliği olmayan ben, neden bir savcının rolünü üsteleneyim ki? Ben savunmayı tercih ediyorum. İnsanları yargılamaktan değil, anlamaya çalışmaktan zevk alıyorum.”
"...size tekrar ediyorum hanımefendi, diye fikrimi savunmayı sürdürdüm, bu durumda kimseyi yargılamak ve kınamak istemem. az önce biraz aşırıya kaçtığımı size rahatlıkla itiraf edebilirim; o zavallı bayan henriette bir kahraman değil elbette, serüven peşinde koşan biri de değil, bir büyük aşık ise hiç değil. cesaretle arzusunun peşine takıldığı için ona bir ölçüde saygı duyuyorum, ancak bugün olmasa bile yarın kesinlikle çok mutsuz olacağı için onun adına üzülüyorum. kendisini tanıdığım kadarıyla sıradan, zayıf bir kadınmış gibi geliyor bana. yaptığı belki aptalca, fazlasıyla acele etmiş olduğu da kuşku götürmez, ama asla alçak ve adi biri değil, bu zavallı ve mutsuz kadını küçümseme hakkını kendinde gören herkese her zaman karşı çıkarım."
#kitapyorumu
#birkadınınyaşamından24saat
Bir feminist olarak bu cümlelerle ne kadar da yerinde bir konuya dikkat çekildiğini görüyor ve bundan mutluluk duyuyorum. Kadınların da seçme hakkının olduğunu unutmamak gerekir, bir kadının ilk gün tanıştığı bir erkekle kaçıp gitmesi demek sadece kadının sorgulanması anlamına gelmemektedir.
Stefan Zweig “Bir Kadının Yaşamından 24 Saat” adlı romanında bu düşünceyi eşitlikçi bir düşünce yapısıyla bize aktardığını görüyoruz. Öyküyü kurgulayış biçimi ve kişilerin analizleri öylesine ustacadır ki sanki olay gözünüzün önünde canlanıyor hissine kapılıyorsunuz.
Mrs. C , yıllarca kimseye anlatamadığı 24 saatlik