Rojbin

Demir olsam çürürdüm, toprak oldum da dayandım.
Sayfa 149
Edebiyat
Reklam
İnsan hep kendisini yürekli sanır. İçine bir korku düşünce de bunu olağan saymaz. Kahrından ölür, delirir. Neden korkuyorum, diye aklını oynatır. Korku insanoğlunun yüreğine işlemiştir, bunu bilmez. İnsanoğlu salt korkudur, bunu bilmez.
Sayfa 66 - YKY
Edebiyat
Bunların böyle hep sevgiyle, birbirlerine kırılmadan dalaşmaları Memedi umutlandırıyordu. Bu iki insanın kurdukları dünya sonsuz bir sevgi bir hoşgörü dünyasıydı. Dışarıdaki gürültü gittikçe büyüyordu. Memed şu iki çocuklaşmış insanı düşünüyordu. “ Bütün insanlar böyle olsalar,’” diye geçirdi içinden. “Bütün insanlar böyle ... Kim bilir ne güzel olurdu şu dünya, şu insanoğlu!.
Sayfa 36 - YKY
Edebiyat
İnsanların üzerine çok varmamalı. Öldürmeli, dövmeli ama üstlerine çok varmamalı. Donsuz, çırılçıplak köyüne, evine girmesi bir adama ölümden zor gelir. İşte bunu yapmamalı. İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli. Ben Abdi ağadan biliyorum. Yoksa.... korkmalı insanın bu tarafından aşağı görmemeli..
Sayfa 159 - YKY
Edebiyat
Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollarda Herkes bir yere gidiyor önünü alamıyorum Çaresiz direniyorum bu dönüm noktalarında kimse elini uzatmıyor Bir gürültülü yaşamağa gidiyor dünya boşalan bir deniz gibi Bu sesler ormanında kaybolan bir çağ bu. Nereye gitsem hep apartmanlar çıkıyor önüme Alıp başımı duvarlara çarpıyor bu yollar Gidip gelmelerim bu dar sokaklarda İnsanların koşup dolduğu bu dar yapılarda Bir kısır döngüye girmek için bütün çabalar Biz bunun için mi geldik. II. Kara ağaç gibi bağlıyım katı bir çağ bu Her şey bir makine düzenine gidiyor - düzen diyorlar beni çağırıyorlar - Irmak yatağına sığınıyorum sınırlı bir çağ bu Baktığımız her şeyde bir yalan kabuğu Bir mercek düzenine bağlanıyor gözlerimiz. III. Şu zaman çıkmazında alıp beni bir altmış yaşa bağlıyorsunuz Doğmadan ölüme yöneldik gerisi yok diyenler var Sınırlı yıl oyunlarına inananlar var Sizin güveniniz bir güneş düzeninde
Şiir