Rose Rutherford

Rose Rutherford
@RoseRutherford
Arkamı döndüm. Onu görmek için arkamı dönüp duruyordum. Aramızda duvarlar olsa bile. Aramızda kilometreler olsa bile. Arkamı dönüp duruyordum. Onun olduğu yere doğru dönüp duruyordum
Reklam

Rose Rutherford

, bir kitap okudu
10/10
·336 syf.·
Beğendi
·
2017 41. kitabı
David Levithan
7/10 · 571 okunma
Bazen gerçekle rüyayı ayıran sınırlar bulanır. Hangisinin hangisi olduğunu anlamakta zorlanırım. Galiba bu yüzden bukadar ilaç almak zorundayım. Sanki gerçeklik, kimyasalların zoruyla tesis edilen bir şey. Şu yahut bu haptan şu kadar miligram al, dünyaya yeniden odaklanacaksın. Ne yazık ki bu doğru ve bütün o ilaçlar genellikle yapmaları gereken işi başarıyorlar. Tabii bunun yanında, pek de hoş olmayan başka şeyler de yapıyorlar. Ama sonuç olumlu diye düşünüyorum. Herşey odaklanmaya ne kadar kıymet verdiğinize bağlı. O esnada, ben pek kıymet vermiyordum.
Kendimizden kurtulamadığımız zaman, kendimizi yiyip bitirmenin tadını çıkarırız. Belirgin lanetleri telafi eden Gölgeler Prensini istediğimiz kadar yardıma çağıralım: Hastalık olmadan hastayızdır ve zaafımız olmadan cehennemliğizdir. Melankoli egoizmin düş halidir: Kendinin dışında artık hiç bir nesne, hiç bir sevgi ya da nefret sebebi yoktur; durgun çirkefe aynı şekilde düşüş, cehennemsiz bir lanetin o aynı ters dönüşü, telef olma ateşinin o aynı tekrarları vardır. Hüzün derme çatma bir çerçeve ile yetinir; melankoli ise asık suratlı ve buharlı lütfunu, sınırları belirsiz olan ve iyileşmekten korktuğu için dağılmasına ve dalgalanmasına bir sınır konmasından çekinen derdini saçmak için bir mekan sefahati, bir sonsuzluk manzarası gerekir. İzzeti nefsin en tuhaf çiçeği olan melankoli, kendi usaresini ve bütün zayıflıklarının diriliğini türettiği zehirlerin ortasında serilip gelişir. Kendini yozlaştıranla beslenerek, kulağa hoş gelen Mağlubiyetin Kibrini ve Kendine Acımayı gizler…