Can

Can
@Rotterdam
44 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Başkaları istediği kadar, zamanın ne hain oldu­ğundan yakınsın dursun, ben, zamanın bir zavallı ol­duğundan yakınıyorum; çünkü tutku denen şey yok onda. İnsanların kafasındaki düşünceler ince ve kı­rılgan, aynen dantelci kızlar gibi acınası; yüreklerin­dekilerse, günahkar olamayacak kadar süfli. Böylesi düşünceler belki bir solucan için günah sayılabilir, Tanrının aynası olarak yaratılan insanoğlu için değil. Onların arzuları durgun ve miskin, tutkuları mah­mur; görevlerini yerine getiriyorlar bu kılı kırk yaran dar kafalı ruhlar; lakin Yahudilerin yaptığı gibi, pa­rayı köşesinden bir parçacık kes de gör; Yaradanımız ne kadar her şeyi bilip not ederse etsin fark etmiyor, kenarından köşesinden kandırmayı düşünüyorlar onu. Ayıp onlara! Bundandır ki canım hep geriye, Eski Ahit'e ve Shakespeare'e dönmek istiyor. İnsan bari orada konuşanların insan olduğunu hissediyor, orada nefret ediliyor, sevdalanılıyor, düşman öldürü­lüyor, çoluk çocuğa, soya sopa bela okunuyor, orada günah işleniyor.
1K
Yaşamak için zerre kadar sabır yok bende. Çimen­lerin büyüdüğünü göremiyorum, ama göremeyince bakmak da hiç içimden gelmiyor. …Tanrının, mideyi gözden evvel doyurduğu söylenir de, ben bunu hissedemiyorum: benim gözlerim tok ve her şeyden bezgin, ama hala daha açlık çekiyorum.
1K
Jacobsen her ne olacaksa, yazgının gerçekleşmesi için kaçınılmaz olaylar olarak kabul etmeye hazırdı.
Güneşin Oğlu
Fransız Edebiyatı