Gülşen Hamza

Gülşen Hamza
@Rozientte
Rizeli. Evli. Her şeye karşı ilgisi olup herkesle bir şekilde anlaşabilen gözü aç bir insan. Yani bazı insanların bir iki ilgi alanı olur değil mi? Her şeyden little little :)
Grafiker
Beykent Üniversitesi
İstanbul
Rize, 5 Ocak 1994
15 kütüphaneci puanı
70 okur puanı
Eylül 2014 tarihinde katıldı
İyi Okur
“Kimi zaman iyi okurların, iyi yazarlardan bile ender bulunduğundan kuşkulanıyorum.” Borges
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Blogger
Seneler öncesinde yarım kalan blog macerama geri dönüyorum. Artık o kadar popüler değil ama hadi bakalım. Bende popüler olan şeyleri sevmem zaten :) Umarım kalıcı şeyler yaratıp oraya bırakabilirim. Bıraktığımda sizleri haberdar edeceğim ;)
Yaratıcılık
"Nevrotik ve sanatçı -her ikisi de insan soyunun bilinçdışında yaşadıkları için- bize daha sonra tüm toplumu saracak olan durumu gösteriyorlar. Nevrotik de sanatçı gibi, kendi nihilist ve yabancılaşmış yaşantısından (farklılığı kabul edilmemiş) doğan aynı çelişkileri yaşıyor, fakat bu iç yaşantılara anlam veremiyor; bu çeliikilrti yaratıcı ürünlere dökmenin yetersizliğiyle, onları reddetmenin olanaksızlığı arasında bocalıyor." Sanatçı, yaratmanın iki önemli unrusunun (yapma ve yıkma) sentezini becerebilirken, nevrotik salt yıkıcılık düzeyinde kalıyor; iki tip de aşırı-bireyleşmenin sancılarını yaşarken, nevrotik (Yeraltından Notlar'daki) aşırı bilincin ve aşırı doğruyu aramanın acıları içine düşüyor.
Sayfa 20 - Metis·Kitabı yarım bıraktı
Felsefe
İnsan
"Varoluşçular insanın bir doğası olmadığını, insanın kendini yarattığını ortaya attılar."
Sayfa 17 - Metis·Kitabı yarım bıraktı
Felsefe
Sarı İbrahim oğlu Mehmet
- Keşif kolu, dedi, daha hazırlanmamıştı bile. Anadolu lehçesiyle "Amanın arkadaşlar, düşman bombalarıyla geliyor!" diyen bir feryat işittik. Pek heyecanlı bir şeydir Beyefendi, hemen bir aydınlatma tabancasıyla aydınlattığımız o saha üzerinde gördük ki kuvvetli bir Avustralya taarruz kolu ilerlemekte... Neyse, şiddetli bir ateşle bunları siperlerine koyuverdik. Ama harfiyen böyle olmuştur. Fakat bize göklerden gelen tatlı bir hitap gibi bu düşmanı haber veren o meçhul askeri bulmak istedik. Gönderdiğimiz keşif kolu bize şu adamı getirdi. Muhatabım, kırmızı kenarlı küçük bir siyah defterin lastiğini çıkardıktan sonra: - Künyesini veriyorum. Vereyim değil mi efendim? - Evet, evet kaydedeyim. Ve okudu: - 47. Alay Kumandanı Şehit Tevfik Bey'in boru neferi, Antalya'nın Kağnıcılar köyünden Sarı İbrahim oğlu Mehmet... İşte bu Mehmet'i, son nefesini verirken getirdiler. Bu nefer, üç gün evvel yapılan büyük hücumda düşman siperlerinin önünde yaralanmış ve gece karanlıklar içinde sürüne sürüne ancak üç günde bizim sipere yaklaşabilmiş... Düşünün, çeşitli yaralardan sonra, birçok tehlikeler arasında gece karanlıklarında siperlerine kadar sürünen bu kahraman çocuk, hayatının son deminde kendine değil, fakat siperdeki arkadaşlarına unutulmaz, büyük bir fedakârlık göstermiş, bize düşmanın baskınını bildirmişti. İşte Beyefendi, Çanakkale muharebelerine hâkim olan sır, burada, bu ölmeyen, bu büyük ruhtadır.
Sayfa 110 - İstek Yayınları·Kitabı okudu
Tarih