“- Sayın Sinanoğlu, ilim sahanız apayrı bir dal üzerine olduğu halde neden Türkçeyi bir dava haline getirdiniz?
- Bunu hep soruyorlar, neden bilimden teknikten bahsetmiyorsun, diye. Bahsedeceğiz de, dil olmadan hiçbir şey olmuyor. Dil olmadan millet olmaz. Millet olmayınca da, toplum köleleşir. Üst tabakası acente, alt tabakası hamal durumuna gelir. Fizikten matematikten ben de bahsetmek istiyorum Ama bir yanda dil gidiyor. Dünyada Türk'ü tarihten silme çabası var. Böyle acil bir mesele karşısında herkesin önce dille uğraşması lâzım.”
“Dil, gönlü yüzdüren gemidir. Dil gemisi batarsa gönül de batar.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Evet Türk dedim ve sözümün arkasındayım. Türk sözcüğünü neden hep kötü anlamda kullandıklarını anlamıyorum; Muhammed’in iyilikleri de vardır; hurili sarayları ve odalıklı cennetleri icat ettiği için ona saygı duyuyorum. Cennette hem zengine hem fakire yer ayıran tek din olan İslamiyet’e hakaret etmeyelim!”
Sayfa 424 - İş Bankası Yayınları - II. Cilt·Kitabı okudu
“Her adımda gölde bir sandalın süzüle süzüle, mutlu bir şekilde gidişine hayran olan bir adamın bu sandala bindikten sonra hissedebileceği şeyi hissediyordu. Sallanmadan düzgün bir şekilde oturmanın yetmediği, nereye doğru gittiğini bir an bile aklından çıkartmadan ayaklarının altında su olduğunu düşünmek ve kürek çekmek gerektiğini, alışkın olmayan ellerinin kürek çekerken acıdığını, bu işin sadece dışarıdan bakınca kolay olduğunu, yapmaya gelince, çok mutlu edici olsa bile aynı zamanda çok da zor olduğunu görüyordu.”
"Türklerin devletlerinin ideolojik yönelimi ve yönetim biçimi, Batı Asya'nın Arap ve İran-İslam geleneklerine dayanıyordu. Gerçi orduların çoğunluğunu hayvancılığa dayalı hatta yarı göçebe yaşam biçimlerini sürdüren Oğuz Türkleri oluşturuyordu fakat sivil ve mali yönetimde İranlı vezirler ve katipler, kültür hayatında İranlı ve Arap şair ve yazarlar, medreselerde Arapçayı benimsemiş ulema ağır basıyordu."
"Paşa ben, her şeyden önce İstanbul halkını doyurmak mecburiyetindeyim. İstanbul halkı açtır. Bunu temin etmedikçe alınacak her tedbir isabetsiz olur."