Asurt bagumli kigi, kendisine yakin insanlara karsi tasidhgn düsmanca duygularn çogu kez bilincinde degildir. Üstelik bu kigileri sevdigine de inanir, ama aslinda sevmeden sevilmek is-temektedir. Bu nedenle, onlara kendisini sevdirmek için çaba gösterir ya da kendi kisiligini ortadan silerek sürekli onlarn beklentisi dogrultusunda davranir. Kendisini ve çevresindekileri "iyi" bir insan olduguna inandirmaya çaligir; kendi isteklerini ortaya koyamadigi gibi, kendi çikarlarina uygun düsmeyen durumlara da kars1 çikamaz; sürekli çevresindeki insanlarin gö-rüglerini paylasir ya da kendinden söz etmeksizin onlari dinler; kimseye yük olmamaya çalistigi halde kendisinden beklensin ya da beklenmesin, insanlarin yardimina kogar. Çevresi ondan genellikle "iyi insan" diye söz ederse de, bu özelligi digindaki ki-giligini tanimlayabilmekte güçlük çeker. Çogu geçmisin uslu ço-cuklari olan bu kigiler, çevrelerine sevgi kargihgi "rüsvet" dag-turken, kendi kigiliklerinden vazgeçmis olmanin yarattigi düs-manlk duygularini da sürekli baski altinda tutmak zorunda ka-lir ve kendilerine yabancilagirlar. Çünkü iyi insan, çevresine ol-dugu kadar kendisine kargi da iyi olan kisidir.
Böyle bir insan için düsmanca duygularinin denetimden çı
karak bilinç düzeyine dolayisiyla davranislara yansimasi her se-yin sonu demek oldugundan, biriken olumsuz duygulara çesitli bilinçdisi mekanizmalarla bogalim saglanir. Bu mekanizmalar-dan biri de kizginlik duygularnin insanin kendi üzerine çevrilmesidir ki, bunun sonucu yaçanan duruma depresyon denir.
Depresyonu ortalama insanin üzüntü ve elem duygularindan ayiran en önemli özellik, keder duygusuna karamsarligin da es-lik etmesidir.