Ruberuvareste

kendilerini, bütün o düzensizlik, dağınıklık ve iç karmaşalarıyla kendilerini sağa sola saçıyorlar ... Peki sonra? Beraberliğimiz diye niteledikleri, olanaklar elverse mutluluğumuz ve geleceğimiz diye niteleyecekleri yarı kırık dökük nesnelerden oluşan bir yığında ne yapsın yaşam? Bu durumda herkes bir başkası için kendini yitirmekte, başkasını kendisiyle yitirmekte ve henüz ilerde yeryüzüne gelecek pek çok kişiyi yitirmektedir. Enginlikleri ve olanakları elden çıkarmakta, sezgilerle yüklü ve çığırtkanlıktan uzak, bazen yaklaşıp, bazen kaçıp uzaklaşan nesneleri bırakıp bundan böyle . fıiçbir işe yaramayacak bir çaresizlikten içeri yuvarlanmaktadır: birazcık tiksinti, düş kırıklığı, sefalet ve bir sürü geleneksel davranış biçimlerinden birine sığınmak, o kadar. Öyle geleneksel davranışlar ki, herkese açık barınaklar gibi sevgi denen tehlikeli yol üzerine bol sayıda yerleştirilmiş bulunuyor. İnsan yaşamının hiçbir köşesi, geleneksel davranışlarla böylesine donatılmış değildir; kayıklar, havayla şişirilen lastik botlar, alabildiğine değişik buluşların ürünü olan cankurtaran simitleri; toplumun sevi anlayışı, kaçıp içine sığınılacak çeşit çeşit barınaklar yapmanın üstesinden gelmiştir; çünkü sevi yaşamına bir haz kaynağı gibi bakmaya eğilim gösterdiğinden bu yaşamın düzenlenmesinde kolaya kaçmış, herkese açık tüm eğlenceler gibi ucuzluklar, tehlikesizlikler ve güvenliklerle donatmıştır onu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Rilke
Bir kez sevgi bir başkasında erimek, bir başkasına sunmak kendini, bir başkasıyla birleşmek değildir (çünkü henüz anlaşıp durulaşmalardan uzak, henüz gelişimini tamamlamamış, henüz dirlik düzenden yoksun bir kimsenin bir başkasıyla birleşm.esi ne önem taşır) ; kişi için olgunlaşmanın, kendi i\inde bir şey olmanın, dünya olmanın, bir başkası uğruna kendisi için bir dünya olmanın yolunda yüce bir fırsattır sevgi, kişiye yöneltilen alçakgönüllü diye nitelenemeyecek geniş kapsamlı bir istektir, bir kimseyi başkalari arasından seçip ötelere çağıran bir güçtür. Gençlerin kendilerine sunulan sevgiyi yalnız bu anlamda, kendilerini kendi üzerlerinde çalışmaya ("gece gündüz içten gelen seslere kulak kabartmak ve çekiç sallamak") çağıran bir ödev gibi görmeleri gerekir. Bir başkasında erimeler, bir başkasına sunmalar kendini ve her türlü biraraya gelmeler, henüz uzun, ama çok uzun bir süre tutumlu davranmak, toplayıp biriktirmek zorundaki gençlere gö,re değildir, en sonda kişiyi bekleyen eylemlerdir bun- lar, belki insan ömrünün ele geçirmeye henüz pek yetmediği nesnelerdir.
Sevmek de iyidir, çünkü zordur sevmek. İnsanın insanı sevmesi: Bize verilmiş ödevlerin hepsinden zoru budur belki, tüm sınırların ötesinde bir ödevdir, en son sınama ve deneme, diğer bütün uğraşların kendisi için bir hazırlık sayılabileceği bir uğraştır.
İçinizde bir şeyin bulunup yalnızlığınızdan kendini dışarı atmak istemesi, yalnızlığınız konusunda sizi yanılgıya düşürmesin. Sakin ve serinkanlı davranıp onu bir araç gibi kullanabilir yeter ki, özellikle böyle bir istek yalnızlığınızı geniş bir alana açıp yaymanızı sağlayacaktır. İnsanlar geçmişten aktarılagelmiş geleneksel davranış biçimlerinin yardımıyla her şeyi kolayından, kolayın dlil en kolayını göz önünde tutarak çözümlemişlerdir.·
İnsanlar karşısındaki yerimi açıklığa kavuşturacağım diye fazla zaman yitirmeyin ve pek fazla cesaret harcamalarına girişmeyin. Hem insanlar karşısında bir yeriniz olduğunu kim söyledi?