Bir cisim devinince ya da bir kuvvet etkisini gösterince uzayın ve zamanın eğriliği değişir.
Öte yandan uzay ve zamanın yapısı cisimlerin devinimini ve kuvvetlerin işleyişini etkiler.
Uzay ve zaman bu etkilemeyle kalmayıp evrende olup biten herşeydende etkilenir.
Çünkü her davranışın bir işlevi vardır.
"Olmasaydı ne olurdu?"
Bu soruyu çok severim. Uzaktan en işlevsiz görünen davranış ları bile anlamlandırmaya yarar.
Özellikle bizi zorlayan duygulara yüzümüzü dönmek, bazen acımızı geçici olarak artırabilir. O yüzden yeri geldiğinde acıya yalnızca uzaktan bakmak da yeterlidir, yanına gelip yavaşça dokunmak da. Bunu yaparken de bir anda değil, yavaş yavaş ilerlemeli.
Bir dahaki sefere yoğun bir duygu yaşadığınız bir anda sizi bedeninizi baştan aşağıya taramaya davet ediyorum.
Bedeninize, uyuyan bir bebeğe yönelir gibi yönelin, onu nezaketle ve merakla araştırın: Hissettiğiniz bu duyguya yumuşak, anlayışlı bir tonla bir isim verebilir misiniz?
Hissedip adını koyduğunuz bu duygu bedeninizin neresinde boy gösteriyor? Kendini nasıl ifade ediyor?
Belki yüzünüzde bir sıcaklık, çenenizde bir ağrı, boğazınızda bir düğüm, belki göğsünüzde bir ağırlık, belki de midenizde bir gerginlik...
Peki ya fiziksel özellikleri neler?
Şekli nasıl?
Bir rengi, dokusu, ısısı var mı?
Hareket ediyor mu, yoksa tek bir yerde duruyor mu?