Rukiye GÜL

Rukiye GÜL
@Rukiyyee
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni
26 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
‘Biliyorum,’ diyordu annesi, mezarlıkların sessizliğinden daha sessiz yerler var; hapishanelerin karanlığından daha karanlık yerler var; ama sen korkma, ben seni şafakta doğurdum. Tanrı’nın inkar edildiği yerlerde, Tanrı’nın ismi yasaklandığı yerlerde gönlünü yarınların şafaklarına düğümleyip, Ben aydınlığın insanıyım, de kendi kendine, diyordu annesi ve içinde annesinin sesini duyduğu anlarda, gittiği yerde kendisini ölüm bekliyorsa bile, ölecekse bile, annesinin ruhunda yaşayacağına inanıyordu Teğmen Tavlı.
Sayfa 61
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Belli bir bozgun yaşamışız Her şeye ölüm dadanmış sanki Kadınlar ki anne olmamak için direniyorlar Erkekler ki savaşmayı tümden unutmuşlar Çocuklar zaten hiç çocuk olmuyorlar Çocukluk kalkmış dünyadan gibi Her çocuk antik çağ filozoflarından bir kalıntı sanki.
Sayfa 102
Dini bilgi, kişisel veya grupsal çıkar aracı haline dönüştürüldüğünde artık dinin kendisinden de bahsetmek mümkün olmaz. Zira dini bilgi, rahatlıkla eğilip bükülen, tüketilen, keyfi kullanılabilen bir şey haline geldiğinde dinin öngördüğü hakikatler buharlaşır.
İslâm sanatı dünyanın kırılganlığını ve âhiretin bâkî olduğunu anlatır.
Sayfa 126
“Oysa kendileri, Batı medeniyetinin baskısı altında kişiliklerini kaybederek, aşırı bir Batı hayranlığına yakalanmışlardır. Milletin kurtuluşunu, bu marazi düşkünlüğünü memlekete yaymakta buluyorlar. Yaptıkları, düşüncelerde türlü buhranlar yaratarak, yurdu karanlık meçhullere doğru sürüklemek. İzah ve ispat edemediği için, itham; anlayamadığı için inkar eden ümitsiz ve kısır tenkit. Gerçeği bilmez bu aydınlar, olması gerekeni keşfe çalışırlar… Tek amaçları vardır, toplumu yıkıp yeni baştan kurmak. Vatanlarında hiçbir manevi haz duymayanların, bu vatanla nasıl bir ilgileri olabilir?”
Sayfa 61