Ey insan! Rahm-ı maderde iken, tıfl iken, ihtiyar ve iktidardan mahrum bir vaziyette iken, seni pek leziz rızıklar ile besleyen Allah, sen hayatta kaldıkça o rızkı verecektir. Baksana! Her bahar mevsiminde sath-ı arzda yaratılan enva'-ı erzakı kim yaratıyor ve kimler için yaratıyor? Senin ağzına getirip sokacak değil ya! Yahu, eğlencelere, bahçelere gidip dallarda sallanan o güleç yüzlü leziz meyveleri koparıp yemek zahmet midir? Allah insaf versin!
Maahâzâ Cenab-ı Hak da bir saatlik lezzeti terk etmeye davet ediyor ki senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyle ise kayıtlı ve kelepçeli olarak sevk edilmezden evvel, Allah'ın davetine icabet et.
Mahdud günahlara Cehennem'le mukabelenin mahz-ı adalet olduğuna, Cehennem'in ceza-yı amel, Cennet'in fazl-ı
İlahî ile olduğuna; seyyienin az yazılıp, hasenenin çok yazılmasına; ehl-i dalaletin muvaffakıyetlerinin, -hâşâ- kendilerinde hakikat olduğuna veya ehl-i hakta za'f bulunduğuna delalet etmediğini gösteren dört meraklı suale gayet fasih ve belig cevablar vermek suretiyle, ehl-i imanı,
رَأْسُ الْحِكْمَةِ مَخَافَةُ اللَّهِ
düsturuna, her türlü saadeti câmi' olan Kur'an ve Sünnet şahrahına girmeye teşvik ettiğini