Çok beğenerek, bir dönem insanını çokça eleştirerek okudum. Evet yazılan şey kurgu olsa dahi yazarının dönem işleyişine ve insanına ayna tutan bir biçimde yazdığından beni edebi olduğu kadar sosyolojik olarak da doyuran müthiş bir eserdi. Elinde güç olanın, zekasını kötü niyetle kullananların daha aciz olanlara yaklaşım tarzındaki tiksinçliğini her hikayesinde ayrı bir konuyla açık olarak dile getirmiş Sabahattin Ali. Çok sevdim, iyi yazılmış kaliteli bu eseri herkes okumalı.
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,8bin okunma
Ah, ben hayvanları çok severim. Bütün canlı mahlukları, hayatı, güzelliği, saadeti severim. Bahtiyar bir köpek bile benim içimi sevinçle dolduruyor. Ben karanlık şeylerden bahsetmek için dünyaya gelmemişim. İçim tatlı, sıcak, neşeli şeyler anlatmak isteğiyle yanıyor. Hele cümle alem bu köpeğin onda biri kadar rahata kavuşsun, bakın ben bir daha acı şeylerden söz açar mıyım.
Refet, dik duruşun, ilimle bilgiyle hayatta var olmanın idealiyle yola koyulmuş bir genç kadın. Güzel değil, varlıklı değil, hatta annesiyle birlikte yoksulluk mücadelesi veren, tüm dışlanmışlığa rağmen azimle başarıya adım atan, zorluklarla savaşan bir yaşamdan geliyor. Belki de bu yüzden güçlü kadın kavramını tam olarak bize yansıtıyor. Bu hayatta aile, servet, sevgi, güzellik gibi bir çok şeyden mahrum olarak büyüyen kadınlar sanki daha güçlü oluyor daha imrenilecek bir tablo koyuyor önümüze. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen birincilikle öğretmen olması zaten beni heyecanlandıran en güzel şeydi. Hayatı tırnaklarıyla kazanan Refet gibi kadınlara yeniden imrendiresi...