Rumeysa Bal

“Bazı şarkıların notaları, insanların çektiği acılardır.”
Sayfa 15 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
“Kelimelerini yitirmiş dargınlıklarla doluyum.”
Sayfa 14 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
“Anladım ki bu dünyanın tek hakikati insanın yalnızlığıdır, ötesini anlamaya çalışanların kalbinde sadece yorgunluk kalır.”
Sayfa 14 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
“Yüreği hassas, kalbi incelikli insanlar, her an bir azabın içindeydiler. Her lodosta şehri baştan başa saran ağır kokuya kimsenin aldırış etmemesinin tek bir sebebi vardı: Çürük kokusu insanlardan geliyordu.”
Sayfa 10 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Dünyaca bir doğum, gönülce bir ziyaret… 27.04.2025 23.54
Sanıyorum yirmi yıl evveldi. Elindeki nemli bezle konuşurmuşçasına sızlanan bir çift iri göz seçiliyordu okul kütüphanesinin darmaduman yığınlarının arasından: “Ancak benim doğum günüm kütüphane nöbetine rastlar zaten, işin yoksa kitap temizle şimdi!” cümleleri duyuluyordu minik, çocuk dudaklarının arasından. Bir yandan boynundaki nöbetçi kartını dolu gözlerle azarlıyor, bir yandan da raflara yerleştirmek için aldığı eski basım, saman kâğıtlı kitapların kapaklarını siliyordu. Birkaç kitabı temizleyip dizdikten sonra sayfaları birbirinden ayrılmış küf kokulu bir kitap çekti çatık kaşlı bakışlarının dikkatini. Bir an durup incelemek istedi ancak kitap bu anı bekliyormuşçasına salıverdi sayfalarını yer çekiminin göğsüne. Yere doğru eğildiğinde, sayfalarda ayırt edilmesi zor, kısık gözlerle anlaşılabilen kuş resimleri vardı. Altlarında ise Arap harfleriyle yazılı metinler yer alıyordu. Garip bir şekilde çok ilgilenmişti bu kitapla. “Bunu benim babam kesin okur!” deyip maşallah çektiren bir el pratikliğiyle itiverdi İngilizce kitabını çantasının ortasından, yerleştirdi bu ilginç kitabı hiç bunalmadan. Ödünç kitap listesine hem kendi adını hem de kitabın adını özenle yazıverdi: “Rumeysa Coşkun, 6/A, 283 - Mantıku’t-Tayr” Akşam yemek saatinden sonra dinlenen babasına yanaşıp gösterdi kitabı: “Baba, bu kitabı kitabı kütüphanede buldum. Sen bunu okursun kesin! Değil mi baba?” Babası kitabı eline aldı ve kitabın ortasındaki bir bölümü fısıldayarak okumaya başladı. Kısa süreli bir merakın yerini huzurlu bir tebessüm aldı: “Okulunuza kim getirdi acaba? Kuşların dilini öğretiyor bu kitap.” dedi sakince. Hayretle büyüyen gözlerle karşılık verdi babasına: “Kuşları anlar mıyım bu kitabı okursam?” Babası yanıtladı:”Biraz daha büyüyünce bu kitabı okuyup anlarsın, belki kuş olup bile
1000Kitap