Çocuklar yazarın hayâl gücünden akıp sadece yazarın yaratıcılığıyla dolmuş bir nehirde mi yüzmeli? Elbette kitaplar cümlelere muhtaç değil, çocuklar tabii ki kendi hayâl güçlerinin kaynaklığıyla ve kendi yaratıcılıklarıyla bir nehir oluşturabilir.
Kitaplarda yer alan görseller çocuklar için, özellikle okul öncesi çağda bulunan çocuklar için içerikten daha önemli. Çocuk kitabı eline alıp incelemeli, kapağında bulunan görseli beğenip kitabın diğer sayfalarında yer alan görselleri merak ederek ilerlemeli, görselleri baştan sona olay akışı hakkında tahminde bulunarak ilişkilendirmeli. Hatta bazen kitap olmasa bile bizzât çizip kendi görselini kendi yorumlamalı...
Bu becerilere yönelip, çocuğunuzun okul öncesi dönemden itibaren görseller arası ilişki kurma, görsel okuma ve yorumlama, görsellerden bir olay akışı kurup metin oluşturma kabiliyetlerinin güçlenmesini istiyorsanız onu mutlaka sessiz kitaplara yönlendirmelisiniz. Gördüğü resim ve karakterler eşliğinde kendi oluşturduğu bir metnin varlığı çocuğun özgüvenini arttırarak hem yeni kitaplar okuma hem de kendi metinlerini oluşturma motivasyonunu kuvvetlendirecektir.
Her şeyden önce çocuğunuza, kitap seçme noktasında kendi zevklerini ve isteklerini ifade edebileceği zamana kadar bir hediye kütüphane oluşturun. Daha bebek deyip kesinlikle sadece oyuncaklarla baş başa bırakmayın. Kitabı eline verin. İncelesin, yırtsın, koklasın, ağzına almaya çalışsın... Ne kadar duyu, o kadar kalıcılık demek.
Söz konusu sessiz kitaba gelirsek, kitabın ana karakteri aslında bir elma ağacı. Bu elma ağacı panda, geyik, kurbağa, tavşan gibi çok sayıda hayvanın rüyasını süsleyen dolgun, kırmızı elmalarla dolu. Hepsi bir sürü plânla elmaları mideye indirmek istiyor ama ne kadar denedilerse bir türlü başarılı olamıyorlar. Anlaşılan bu