Tarihi Amasya evi…
Son model rezidanslar, göz yakan kristallere boğulmuş dev gümüşlükler, sırça saraylar...
Maddenin her türüne boyun eğilmiş, şaşaanın kokusunu anbean solukladığınız her yer bir yana...
Tevâzunun sırtını sıvazlayan birkaç işlemeli minder, samimiyetle göz okşayan birkaç pencere ve karşılıklı muhabbete dalmış iki kısa perdecik...
Fotoğrafı dolduran sedirin güçlü arkadaşlıkları bunlar.
Ne hoş sohbetler süzüldü bu odada kim bilir. Tarihi şefkatle kucaklayıp unutulmamak için direniyorlar...
Evlerimizle adeta bütünleştiğimiz şu asırda, eşyalarda bulunan hiçbir gösteriş ürünü gönlünüzü fethetmezken; yıllar öncesinde insan ağırlamaya başlamış bir ahşap yapının gıcırdayan merdivenleri kulağınızı cezbediyor. O zaman bir kez daha anlıyorsunuz ki ihtiyacınız olan bir parça tevâzu, samimiyet, muhabbet...
Hiçbir parıltı, alçakgönüllü yaşamanın lezzetini vermiyor. Damağımızda muhabbetin hazzı değil, kristaller içinde sıkışmış birkaç aynanın insan aslını üzen ışıltılı nüshası kalıyor.