Eğer kitabı ilk 10 - 15 sayfasında bırakmazsanız bir daha hiç bırakamazsınız. Çünkü ilk sayfalarda denizcilik terimi oldukça fazla. Başladığınızda "Ben ne okuyorum? " diye düşünebilirsiniz. Ben de anlamayacağımı düşündüm fakat ilerledikçe böyle olmadığını anladım. İhsan Oktay Anar okuyanlar onun kendi dil evreni olduğunu bilirler. Cümleler çok katmanlı. Okurken yorulabilirsiniz. Bana sorarsanız yorulmaya değer. Kitapta olaylar gelişmeye başladığında sizi direkt içine çekiyor ve bu saatten sonra üslupmuş, terimlermiş pek de umrunuzda olmuyor. Tür olarak korku, gerilim türünde bir roman. Olayların Osmanlı denizaltısı içinde geçtiği ve Osmanlı'nın son yıllarında olduğunu anladığımız bir kitap. Düzen ve kaos üzerine kurulu. Belli bir yerden sonra sadece bitirmek ve sonunu öğrenmek istiyorsunuz. Olağanüstü olayların anlatıldığı, kendine has üslubu ile okurken insanı geren ve merak ettiren harika bir roman. Kesinlikle okumaya değer.