Öncelikle Sabahattin Ali’yi bu kadar geç okumanın ve keşfetmenin üzüntüsünü yaşıyorum. Gerçekten kitabın dili o kadar akıcı ve güzeldi ki hayran kalmamak elde değil. Adeta kelimelerle dans ediyor sevgili yazarımız. Ve bize de o mükemmel dansa eşlik etmek kalıyor…
Kitabın başlarında iki tane toy, geçim sıkıntısı yaşayan gencimiz var. Ve bizim ana karakterimiz toksik” Ömer”. Vapurda giderken Ömer güzeller güzeli Macide’ye aşık olur. İlk başta hep klasik olarak erkeklerin yaptığı gibi çok aşığım, aşkımdan ölüyorum rolünü oynar. Ta ki Macide’yi eline alıp onu da kendine aşık edene kadar. Ve tabi ki erkeklerin hep yaptığı gibi bu aşka sahip çıkamaz. Gün geçtikçe bu aşkı söner ve Macide’den uzaklaşmaya başlar. Eve geç gelmeye başlar ve başka kızlarla takılmaya başlar. Daha da öteye giderek en son Macide’ye, sözde sevdiği kadına sahip çıkamaz ve başka bir adama onu teslim eder. Korkaklığın, ezikliğin ve şerefsizliğin kitabını yazdın be Ömer… Başlıkta da belirttiğim gibi sanırım genel olarak “Erkeklerin Özeti” olan bir Ömer…Her şey seviyorum, ölüp bitiyorum demekle olmuyor ne yazık ki… Önemli olan o aşka sahip çıkmak, sevdiği kadınla bir ömür yaşayacak cesarete sahip olmak…Bizim Ömer bunların hepsinden yoksun idi… sanırım bir “Al yazmalım” örneği daha diyebilirim. En sonda yine bir kadın sevdiği adamı seçmek yerine kendi için çabalayan bir erkeği seçti…