Iraz

Iraz
Je ne suis pas parfait... Evrene saygı duy, Doğayı Koru, Yaşamı Kutla (Tengri Biz Menen) Gökoğuz Yeri Rumeli ️ 𝓜𝓾𝓼𝓽𝓪𝓯𝓪 𝓚𝓮𝓶𝓪𝓵 𝓐𝓽𝓪𝓽𝓾̈𝓻𝓴 ... Bruno,Źiźek
"Sen bizim aradığımız adamsın," dedi Defarge, adamın kulağına; "bu aptallar bu ihtişamın sonsuza dek süreceğini zannediyorlar. Sonra iyice küstahlaşıyorlar ve giderek sona daha da yaklaşıyorlar."
Can Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
"Göze hoş görünüyor burası ama bir bütün olarak bakıldığında, bu gökkubbenin altında, gün ışığında israfın, kötü yönetimin, zorbalığın, borcun, ipoteğin, zulmün, açlığın, çıplaklığın ve acının üst üste yığıldığı bir kule aslında." "Hah!" dedi Marki gene, halinden hoşnut bir tavırla. "Eğer bir gün benim olursa buralar, bunları çöküşe sürükleyen ağırlığın altından (böyle bir şey mümkünse) yavaş yavaş özgürleştirecek becerikli ellere teslim ederim, böylelikle burayı terk edemeyen ve uzun süredir tahammüllerinin son noktasında olan insanlar, daha doğrusu onlardan sonraki nesiller, daha az acı çekerler, ama burası bana göre değil. Burada ve bütün bu topraklar üzerinde bir uğursuzluk var."
Can Yayınları·Kitabı okudu
Güney Afrika
Güney Afrika, Avrupalıların yerleşmesi açısından çok daha uygundu.Avrupalıların iç kesimlere yayılması, Napoleon Savaşları'nda Britanyalıların Cape Town'u Hollandalılardan almasından sonra başladı. Yerleşim sınırının iç kesimlere yayılması, uzun süren Xhosa Savaşlarına yol açtı. Güney Afrika'nın iç kısımlarına giriş, Afrikaner ya da Boer adını alacak olan Hollanda kökenli Avrupalıların, ünlü Büyük Göç'lerine başladıkları 1834'te yoğunluğunu artırdı. Afrikanerler daha sonra Afrika'nın iç kesimlerinde, Özgür Orange Devleti ve Transvaal adında iki bağımsız devlet kurdu. Güney Afrika'nın kalkınmasındaki bir sonraki aşama 1867'de Kimberley'de büyük elmas rezervlerinin, 1886'da ise Johannesburg'da zengin altın madenlerinin bulunmasıyla başladı. İç kesimlerdeki bu maden zenginliği Britanya'yı Güney Afrika üzerindeki kontrolünü genişletmeye itti.
Sayfa 254 - Doğan Yayınları·Kitabı okuyor
10 Mio köle! Dile bile zor!
Uluslararası köle ticaretinde ani bir yükselişe ve köleliğin Afrika içinde de eşi görülmemiş düzeyde önem kazanmasına yol açan, 17. yüzyıl başlarında Karayipler'de şekerkamışı plantasyon sömürgelerinin gelişmesiydi. 16. yüzyılda Atlantik'te tahminen 300 bin köle satışı gerçekleşmişti. Bu köleler, Kongo ve bugün Angola'nın başkenti olan Luanda'nın güneyini merkez olarak belirleyen Portekizliler tarafından genelde Orta Afrika'dan getiriliyordu. Bu dönemde Sahra ötesi köle ticareti, kuzeye götürülen 550 bin Afrikalı köleyle çok daha büyük bir orana ulaştı. 17. yüzyılda ise bu durum tersine döndü. Atlantik ticaretinde, büyük kısmı Amerika kıtalarına taşınan yaklaşık 1.350.000 Afrikalı, köle olarak satıldı. Sahra ticaretinde ise rakamlar fazla değismedi. 18. yüzyılda ani bir yükseliş daha oldu ve Atlantik yoluyla yaklaşık 6 milyon, Sahra'dansa 700 bin köle taşındı. Afrika'nın belli bölgelerine ve dönemlerine ait rakamlar toplandığında 10 milyondan fazla Afrikalı köle olarak kıtadan taşındı.
Sayfa 246 - Doğan Yayınları·Kitabı okuyor
Avrupa'nın marifetleri!!!
Batavia'nin Hollandalı valisi Jan Pieterszoon Coen alternatif bir plan sundu. Coen 1618'de Java Adası'ndaki Batavia'yı Hollanda Doğu Hindistan Şirketi'nin yeni başkenti olarak kurdu. 1621'de bir filoyla Banda'ya gitti ve adanın on beş bin kişilik nüfusunun neredeyse tamamını katletmeye kalkıştı. Bütün liderler de halkla birlikte infaz edildi. Sadece küçük hindistancevizi kabuğu ve muskat üretimi için gerekli bilgi birikimine sahip birkaç kişi bırakıldı. Bu katliamın ardından Coen planı için gerekli siyasi ve ekonomik yapıyı kurmaya başladı: Plantasyon toplumu. Adalar altmış sekiz parsele bölündü ve çoğu Hollanda Doğu Hindistan Şirketi'nin eski ve mevcut çalışanlarından altmış sekiz Hollandalıya dağıtıldı. Yeni plantasyon sahipleri hayatta kalan az sayıdaki Bandalıdan baharatların nasıl üretildiğini öğrendiler. Boşalan adaları iskân etmek ve sabit bir fiyatla tekrar şirkete satacakları baharatı üretmek için Doğu Hindistan Şirketi'nden köle satın alma hakkına sahip oldular.
Sayfa 244 - Doğan Yayınları·Kitabı okuyor
Reklam