Ortaçağda kasabadan kasabaya dolaşan jonklörler, illüzyon ustaları, soytarılar, özellikle de aralarında çok şöhretli olanlar, bazen kralı ve sofrasında bulunanları eğlendirmek için saraya da davet edilmişler. Bir süre sonra kralın en çok beğendiği soytarılar sürekli olarak sarayda kalmaya ve onu eğlendirmeye başlamışlar. Yani zaman içinde soytarılık işi bir çeşit kadrolu işe dönüştü.
Kralların, bu kadar yakınında bulunan kişiye zamanla düşüncesini sormamaları düşünülemez. Bir süre sonra kral bazı devlet işlerinde bunlara düşüncelerini sormaya başlamış. Yani zaman geçtikçe bu soytarılar kralı eğlendirmenin yanı sıra ona düşüncelerini ve görüşlerini açıklamaya başlamışlar. Hiç kuşkusuz kralların en yakın arkadaşları, üst düzey görevliler de onlara danışmanlık yapmış olsalar da profesyonel danışmanlık mesleğinin soytarılıktan türediği sanılıyor.
İlerleyen dönemlerde bu danışmanların pek çoğu artık soytarılık yapmayıp krala doğru bildiğini anlatan onunla düşüncelerini tartışabilen kişiler haline gelmiş. Yani gerçek anlamda danışmanlık yapmaya başlamışlar. Buna karşılık danışmanlar arasında krala gerçekleri değil de onun istediklerini söyleyenler de var olmaya devam etmiş. Hangisinin tercih edildiğinin tamamen kralın düşüncesine ve bakış açısına göre belirlenmiş olduğu ise açıktır. (Bu tür soytarılıkla danışmanlık arasındaki geçiş konusunda en önemli isimlerden birisi, İngiltere'nin en ünlü krallarından 8. Henry'nin soytarısı ve danışmanı olarak görev yapmış olan William Sommers'dir.)