Doğuştan bir lider olamadığınızdan mı endişeleniyorsunuz? Karizmanız, yeteneğiniz ya da bazı gizli özellikleriniz yok mu? Bunlara gerek de yok: Liderlik kişilik ya da yetenek meselesi değildir. Aslında, en iyi liderler birbirinden oldukça farklı kişilikler, davranışlar, değerler ve yetenekler sergilerler. Dışa dönük kişilerden kendi kabuğuna çekilmiş kişilere, rahat davrananlardan kontrol meraklılarına geniş bir yelpaze...
O zaman, etkin liderlerin ortak özellikleri nedir? Aşağıdaki sekiz ilkeyi takip ederek doğru şeyleri doğru bir şekilde yaparlar:
• "Yapılması gereken nedir?" diye sorun.
• "Kuruluş için doğru olan nedir?" diye sorun.
• Eylem planları geliştirin.
• Kararların sorumluluğunu üstlenin.
• İletişimin sorumluluğunu üstlenin.
• Problemlerden çok fırsatlara odaklanın.
• Üretken toplantılar yürütün.
• "Ben" yerine, daha çok "Biz" diye düşünün ve konuşun.
Bu kuralları disiplinli bir şekilde uygularsanız doğru kararları verebileceğiniz bilgiye ulaşacak, bu bilgiyi etkin bir eyleme geçirebilecek ve kurum içindeki güvenilirliğinizi artıracaksınız.
Yaşamanın amacı kişinin kendini geliştirmesidir. Doğamızın gereğini kusursuz olarak gerçekleştirmek: İşte her birimizin burada olmamızın nedeni budur. Oysa şimdilerde insanlar özbenliklerinden korkuyorlar. Görevlerin en yücesini, yani kişinin kendi özbenliğine olan görevini unutmuşlar. Hayırseverliklerine diyecek yok. Açları doyuruyor, dilencileri giydiriyorlar. Gel gör ki kendi ruhları aç, çıplak. Soyumuzda cesaret diye bir şey kalmamış. Belki de hiçbir zaman yoktu. Toplum korkusu -ki ahlakın temelidir-, bir de dinin püf noktası olan Tanrı korkusu: Bizi yöneten iki şey işte bunlar.
Bir davranışı başkaları yapıyor diye doğru kabul etme eğilimimiz pek çok yerde kötüye kullanılmaktadır. Barmenler çoğu zaman bahşiş kutularına birkaç dolar koyarak daha önceki müşterilerin bahşiş bıraktığını ve bahşiş bırakmanın uygun bir davranış olduğunu gösterirler. Kilise görevlileri aynı taktiği bağış toplamak için kullanırlar.