Julia âşık olduğunu biliyordu.
Ondan ayrıyken kalbi sızladığı, birlikteyken elleri titrediği için biliyordu. Sevişirken nefes darlığı çektiği, gelince sıcacık bir uyuşukluk her yerini kapladığı ve kemikleri jöleymiş gibi hissettiği için biliyordu. Dahası hep kendini güvende hissediyordu. Petey'in kollarındayken hiç kimse ona bir şey yapamazdı.
Petey. Ona taktığı bu isme de bayılıyordu. Hayatını değiştirmişti bu adam. Julia buna inanamıyordu. Onunla tanıştığında genç bir kızdı, şimdiyse bir kadın olmuştu.
Julia iki yıl önce doktorasına başladığında, birini bulabileceğini düşünmüyordu artık. Yaşı çok gençti ve romantik bir şeyler yaşaması gerektiğini biliyordu, ama hiçbir erkekle çıkmamıştı, bu yüzden de aslında çok da bilmiyordu neler kaçırdığını. Lisedeyken, sonrasında da üniversitedeyken, hiçbir erkek ona ilgi göstermemişti. Julia garip olduğunu düşünmeye başlamıştı; onda garip bir şeyler vardı ve herkes bunu görebiliyordu herhalde. Umut etmekten bıktı, hayal kırıklıklarından sıkıldı. Bu yüzden de içine kapandı. Ta ki Petey'le tanışıncaya kadar.