Rumeysa

Onu yalnızca dokunarak yalnızca koklayarak bile tanırdım; kör olsam bile nefeslerinden ,ayaklarını yere vuruşundan tanırdım.Ölmüş olsam bile ,dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırdım onu.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Dinledim. Konuşmadım. Ateşin ışığında Akhilleus'un gözleri parlaktı, titreşen gölgelerle çehresi keskin çizgilere bürünüyordu. Bu yüzü karanlıkta da, kılık değiştirmişken de tanırdım dedim kendi kendime. Deliliğin pençesindeyken bile tanırdım.
''Eğer yumurta içeriden kırılırsa hayat başlar Tesla. Yok, eğer yumurta dışarıdan kırılırsa işte o zaman bir hayat son bulur. Yani içten başlamayan dönüşümler ölümcüldür"
Azimli sineğin tek sorunu nedir biliyor musun? Camı görememesi… Ne kadar çalışkan ve inatçı olursa olsun, göremediği bir camdan nasıl geçebilir ki? Belki de yüzlerce kez dener sinek. Çünkü azimlidir. Fakat başarma şansı yoktur. Ama inatçılığı nedeniyle gerçeği kabullenmez ve o camın önünde tüm enerjisini ve yaşamını tüketir. Halbuki oradaki engelden vazgeçip başka bir yere gitse belki bu sefer açık bir pencere bulacaktır ve yolculuğuna devam edebilecektir.Ama hayır Tesla. Sinek o görünmez cama kafayı takmıştır. Senin de sorunun bu Tesla. Görünmez bir camı geçmeye çalışıyorsun. Olmuyorsa boşver gitsin.
Şairlerin dediği gibi, o benim ruhumun yarısı.