Rüya teorimin sınırlarına geldim. Bir zamanlar görülen rüya, düşleyenin yaşamındaki değişiklikleri yansıtacak şekilde değişir mi? Müthiş bir soru! Üstelik, neden yıllar, metre kılığına giriyor? Beynimizin içinde yaşayan küçük rüya işçisi neden gerçeği saklama zametine katlanıyor? Benim tahminim, rüyanın kırk bir metre olarak değişmeyeceği. Sanırım o rüya işçisi, sen bir yıl yaşlandıkça bir metre değişiklik yapmanın çok açık seçik bir şey olmasından korkuyordur,bu tür bir şey rüya kodunu ele verecektir.
"Mutlu olan bir kahraman söyle bana."
Düşündüm. Herakles delirip ailesini öldürmüştü; Theseus karısını ve babasını yitirmişti; Lason'un eski karısı, yeni karısıyla çocuklarını katletmişti; Bellerophontes Khimaira'yı öldürmüş ama Pegasos'un sırtından düşüp sakat kalmıştı. "Söyleyemezsin."
Akhilleus doğrulup oturmuştu,
"Söyleyemem." öne eğiliyordu.
"Biliyorum. Hem ünlü hem de mutlu olmana asla izin vermezler." Tek kaşını kaldırdı. "Sana bir sır vereceğim."
"Söyle."
Böyle davranması çok hoşuma gidiyordu. "Hem ünlü hem de mutlu ilk kahraman ben olacağım." Elimi tuttu, avuçlarımızı birbirine dayadı.
"Yemin et."
"Niye ben yemin ediyorum?"
"Sebep sensin de ondan. Yemin et."
"Yemin ediyorum," dedim. Yanaklarındaki rengin, gözlerindeki alevin içinde kaybolmuştum.