Rumeysa

Yarıştığımızda kaybetmeyi, kayalıklara kadar yüzdüğümüzde geride kalmayı, mızrak çarpıştırma veya taş sektirmede yenilmeyi artık umursamıyordum. Böyle bir güzellik karşısında mağlup olmaktan kim utanırdı ki? Akhilleus'un kazanmasını seyretmek, kumları döven ayak tabanlarını veya tuzlu suda inip çıkan omuzlarını görmek yeterliydi. O kadarı yeterliydi.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bu Walt Whitman adındaki bir şair tarafından Abraham Lincoln için yazılmış. Bu derste sizler de bana ya Bay Keating dersiniz ya da 'Oh Kaptan! Benim Kaptanım!"
Her şey geçip gider. Bu gidişi kimse durduramaz. Bizler böyle yaşarız.
Ama, herkes ait olduğu yere dönüyor işte. Dönecek yeri olmayan bir tek bendim.
Dürüstçe yazmak çok zordur. Dürüst olmaya çalıştıkça, sözcüklerin karanlığın içine doğru kayıp gidiyormuş gibi olur.