Ravza Yıldız

Ravza Yıldız
Dedim:artık bilgiden yana eksiğim yok; Şu dünyanın sırrına ermişim az çok. Derken aklım geldi başıma, bir de baktım: Ömrüm gelip geçmiş, hiçbir şey bildiğim yok. Ömer Hayyam
Hayal kırıklıkları: Seri bilmem kaç
2/10
·494 syf.··
2025 38. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 15:37
Nasıl bir girizgahla başlamalı, emin değilim. Bu kitabı kütüphanede bulabilmek için uğraştığım çabalar ve en son pes edip satın alma yoluna gitmem.. Büyük bir beklenti ve umutla kitabı okumaya başlamam. Ardından bir 50 sayfa kitabın içerisine hiçbir şekilde giremediğimi düşünmem ve olur böyle klasiklerde bu tür şeyler diyerek ilerlemeye devam etmem. Bir 100 ardından 150 olmadı 200 sayfa ilerletmem ve hala kitabın içerisine girememem. Bir gariplik olduğunu seziyorum fakat bu kadar konuşulan bir eserde demek ki ben kendimi vererek okumuyorum deyip kendimi suçlamam. Emin olun ilk 300 sayfaya gelene kadar ne oldu ne bitti birbiriyle alaka düzeylerini çözemeyeceğiniz bir dizilimin içerisine giriyorsunuz kitapta. Yok, olmuyor bir yerlerde birileri bir şeyleri yanlış yapmış belli… buna bir de benim yüksek beklentilerim ekleniyor. Düşünmeden edemiyorum kim bu kitabı bu kadar meşhur etti diye. Elbette dönem kitapları okumayı sevenler bu yorumu çok sert bulabilirler ama hiç dönem kitabı okumamış birisi de değilim. Her şeyin bir dozu olmalı değil mi? Bilemiyorum ya.. incelemek istediğimi zannetmiyorum ayrıntılarıyla. Kitabın kapağıyla bakışırken geriye sadece bu kitabı elde ederken verdiğim mücadele serüveni aklıma geliyor ve gülüyorum. Charles Dickens İki Şehrin Hikâyesi
1000Kitap
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·222 syf.··
2025 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 22:52
Su gibi kendi çukurunda çürüyebilir insan.. Bu kitaba uyacak güzel sözlerden bir tanesi daha.. Neresinden başlamalı hangi tahlilleri yapmalı? Her şeyden önce Sabahattin Ali yine yazım tarzıyla döktürmüş Kuyucaklı Yusuf kitabında. Yer yer öyle betimlemeler yapmış ki bunlar nasıl benzetmeler öyle demeden duramıyorsunuz. Karakterlerin içsel fırtınalarını betimlerken kullandığı dile hayran olmamak elde değil. Sadece incelemeye geçmeden önce bu kitap için yaptığı birkaç dinle ilgili anlatımlarını fazla sert bulduğumu ve bunları böyle betimlemesine ne gerek vardı dediğim birkaç yer oldu. Buralarda neden böyle anlatma ihtiyacı hissetmiş anlamak benim için gerçekten güç. Okuyanların çok rahat sezebileceği çok net cümleler kullanmış Sabahattin Ali Yine bir yarım kalmışlıkların öyküsü.. Salâhattin Bey. Nam-ı diğer Kaymakam Bey. Kitabın mihenk taşını oluşturan karakter bana göre. Bir gecede ansızın hem öksüz hem de yetim kalan bir çocuğa kendi evini açacak kadar gönlü zengin bir karakter olarak okuyorsunuz başta. Keşke aynı tutumu ailesine karşı da uyguluyor olsaydı beklentisine kapılıyorsunuz okumadan önce. Ama bir yerde hak vermiyor değilsiniz neden böyle çarpışık bir ilişkileri olduğuna karı kocanın arasında. Kendisinden yaşça küçük birisiyle sırf evde bir kadın olsun mantığıyla evlenip mutluluğu bu beklenti üzerine oturtabilir miydi Salâhattin Bey? Günbegün yaşı geçerken etrafında cıvıldayan bir kıza ayak uyduramamış, günden güne iletişimleri dahi azalmış ve kendini içkiye bir müddet sonra da tek bir seferlik de olsa kumara vurduğuyla karşılaşırız bu karakterin. O kumar zaten ilk yeşermeye çalışan ağacın tüm dallarını tek seferde kıran ilk hamlenin kendisi olur. Kaymakam Bey her ne kadar eve ilgisiz gözükse de aslında ailenin diğer üyelerini birarada tutan tipik ev direği mantığına oturtulmuş
1000Kitap
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,9bin okunma
“Ayinedir bu âlem, her şey hak ile kaim Mir'atı Muhammeden Allah görünür daim " (Her şeyin Allah sayesinde ayakta durduğu bu âlem bir aynadır, Muhammed'in aynasında daima Allah görünür.)
Sayfa 168·Kitabı okudu
Alıntı
Ölüm sonrası yas süreci..
Muazzezden dinlediği ölüm tasvirini, ilaveler yaparak, eve her gelen misafire ve her gittiği komşuya birer kere anlatıyor; sonra onların da iştirakiyle sesli sesli ağlamaya başlıyordu. Mamafih bu burada âdetti. Evinden ölü çıkan her kadın bu merasime riayete kendini mecbur görürdü. Komşular da bu işte pek dikkatli idiler. "Acılı"nın ağlamaktaki en ufak kusurunu bile gözden kaçırmazlar ve mateme fiilen iştirakle hiçbir zaman tekâsül göstermezlerdi.
Sayfa 163·Kitabı okudu
Alıntı
Zaten, bir felakete sükûn ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir
Sayfa 11·Kitabı okudu
Alıntı