Mehmet Ertaş

10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Bu ince kitabın yoğun derinliğinde ağır ağır kayboldum. Hidayet'i intihar olayından ve bu kitaptan bir alıntı üzerine merak ettim. İçindeki şiirsel anlatım, karamsar üslup ve zamandan mekandan bağımsız hikayesi ile içine dalındığında çıkılamaz bir etki bırakıyor. "Ölümünden az önce bir hikaye taslağı kaleme almıştı, şuydu konusu:Annesi," Salgı salamaz ol "diye beddua ederdi yavru örümceğe. Küçük örümcek ağ yapamayınca ölüme kurban gider. Hidayet'in hayat hikayesi miydi bu?
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Merak ediyorum kitapların yerini kullandığımız cihazların alması, kitapların yakılmasına göre ne derece vahimdir? Kitapların yakıldığı ve sayılarının az, bazı kitapların ise hiç kalmadığı bir dönemde yaşayan insanların, 'ailelerle' -televizyon dizileriyle- vakit geçirip aynı şeyleri, yeknesak dönen dünya gibi yılların günleri için dönüp, sallanıp uyutulmuş olmalarıyla; kitapların çok olması dolayısıyla erişimin yüksek -fakat kimilerine pahalı- olduğu bir dönemde kitapların içindekilerinden bihaber, tıpkı ilk durumda yaşayan insanlar gibi yaşayan, internetin ve algoritmaların sunduğu hikayelerle, masallarla ve videolarla uyutulmuş olmalarının arasında ne fark var? Hangi dönemdeki insanın durumu daha kötü? Bu dönemde kitaplara ilgiyi arttıracak, onların içlerindeki kibriti -bir şeyleri yakmak için değil yapmak için- ateşleyecek kişiler mevcutken; Fahrenheit evreninde kitapları ezberlemiş ve orada yaşayacak olan gelecek nesillerin içlerindeki kibritleri ateşleyecek insanlar da mevcut. Onların varlığını okumak yaşadığımız çağla bir bağlantı kurmama yardımcı oldu. Özellikle üçüncü bölümde Granger'in anlattığı dede nasihatinden çok etkilendim! "Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun. Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece. Sadece çim biçen adam ve bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır. Çimleri biçen adam orada hiç olmamış gibidir; bahçıvansa bir ömür boyunca orada olacak. "
Kitaplar
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,5bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2021 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2021 01:26
İncelemeyi sabaha bırakmayı düşünüyordum gecenin tükendiği bu saatlerde yazmak, sabah 9' da dersi olan biri için az uyku anlamına geliyor. Ki sanırım yazmazsam daha çok uykusuzluk çekeceğim ve düşünmeye devam edeceğim. Belki bir şekilde yoğun duyguları buraya boşaltmak lazımdır. Hülasa kitaba güzel demek dile denk düşmüyor. Ne kadar översem o kadar suç işleyecekmişim gibi geliyor. Övülmeye değer mi kati suretle evet! Fakat hikayenin dramatizeliğiyle bu dereceyi yakalayan bir kitabı övmek... İşte gönlümün yatkın bulmadığı kısım burası. Övülmez bu kitap, güzel denilemez. Birine yardım etmek ya da etmeye çalışmak, aslında içinde bulunduğunuz huzursuzluğu durdurma arzusu olabilir mi? Yardıma muhtaç kişi yardım ederek yardım bulabilir mi? Yardıma muhtaç olduğunu düşündüğünüz kişi sizden daha iyi durumda olabilir mi? Hasılı kelam, bu kitap derin bir kitaptır. Evet doğru kelime bu olabilir. Derinlik övgü anlamına da gelmez hem. Kuyu da derindir, kimi kuyu bir köye hayat verir, kimi kuyu da kurudur, kiminin suyu zehirlidir.
İnsan
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,8bin okunma
7/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2021 22:08
José Saramago, Stefan Zweig ve Sabahattin Ali derken Ahmet Hamdi Tanpınar çıktı bu kitabıyla karşıma. Okuması ilk başlarda keyifliydi. Fakat ilerledikçe ağır dili,benim gibi okuma zevkini yeni kazanmış biri için ağır darbe oldu. Zaman kavramıyla karşıma çıkan yazarın, bu kitaba ayırdığım zamanla üç kitap bitirebilecek potansiyelimi ve beni sadece bu kitaba hapsettiğini göz önünde bulundursam da. Yine de aldığım ve sayfalarını karıştırdığım, ayrıca altını çizdiğim onlarca paragraftan dolayı gayet memnunum. Son olarak uzun bir Ahmet Hamdi Tanpınar molası vermem gerektiğini kitabı bitirince anladım
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201553,1bin okunma