Fanny Ferreira, genç jeoloji profesörü, inanılmayacak kadar güzeldi; kar başlığının
altındaki yüzü davetkâr bir gençlik, bir tazelikle titreşiyordu. Zamanın bir haykırışı gibi.
Saçları şakaklarının çevresinde dans ediyor, gözleri cildinin loşluğunda parlıyordu.
Niémans, saf hayattan dokunmuş bu teni ısırmamak için kendini zor tutuyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tamamen ıssız yollarda uzun süre yol aldı. Bu bölgede devlet yolu ara yola, ara yollar
da patikaya benziyordu. Mavi ve pamuklu göğün altında tarlalar, üzerlerinde tek bir bitki,
tek bir hayvan olmaksızın, göz alabildiğine uzanıyordu. Bazen, bu manzaranın ortasında
yükselen kayalık tepeler, gümüş rengi, birer kurt kapanı kadar davetkâr vadiciklere
yüksekten bakıyordu. Buradan geçmek, zaman içinde geri gitmek gibi bir şeydi. Tarımın
henüz bilinmediği çağlara bir yolculuk.
Güneş şimdi eğik ışınlar gönderiyor, bulutların pamuğumsu kıvrımlarının çevresinde
haleler çiziyordu. Işığın parlaklığı Grand Pic de Belledonne’un zirvelerine çarpıp, ebedî
karların üzerine yansıyordu. Mantıklı bir polis olarak, bulutların cinayet yerini
göstereceklerine nasıl inanabilmişti?