Alışkanlıklar hayatlarımızın atomları gibidir. Her biri genel iyileşmemize katkı sağlayan temel bir birimdir. Başlangıçta bu minik rutinler önemsiz gibi görünür ama çok geçmeden birbirinin üzerinde temellenerek, ilk yatırımlarının maliyetine fazlasıyla ağır basacak kadar katlanan daha büyük kazançlara yakıt sağlarlar. Hem küçük hem kudretlidirler. Atomik alışkanlıklar ifadesinin anlamı budur: sadece küçük ve yapılması kolay olan düzenli bir pratik ya da rutin değil, aynı zamanda inanılmaz gücün kaynağı, birleşik büyüme sisteminin bir ögesidir.
“Arabesk dinleyicisi, kendisinin olan bir müziği dinlemez, kendisine yabancı ama bir başkasına da ait olmayan bir müziği dinler. Arabesk dediğimiz dil, içinde fazla kalmadan başkalarıyla birlikte dolaşabileceğimiz mekanlar sunuyor bize. Bu bazen taverna , bazen meyhane, bazen Ahmet Kaya’da olduğu gibi bir zamanlar devrimcilerin düzenlediği geceler, bazen selda’da olduğu gibi bir yürüyüş olabilir.”
“Geleneğin, bütünlüğü olan bir kültürün ya da bir sentezin ürünü olmadığından, farklı zaman ve kültürlerin etkilerine açık anakronik bir müziktir arabesk. Bu yüzden “hiçkimsenin” müziği.”
“Arabesk; Arap, Türk, Taverna, Pop, Türkü ve Marşın karışımından oluşmuş türdür. Ayrıca arabesk bugün gelip yarın gidemeyen olarak tanımlanan “Yabancıya” yani şehirdeki yabancıya, şehre yabancı olana, şehre gelip köye dönme imkanı olmayan, ne köylü ne şehirli olanın müziğidir arabesk.”