İskender Pala’dan okuduğum ilk roman. Kitabın adına bakarak Barbaros Hayrettin Paşa’nın hayatını detaylıca okumayı bekliyordum lakin okuduğum daha ziyade biraz abartılı ve uzatılmış bir aşk hikayesiydi. Aslında yazar akıcı ve masalsı bir anlatım yakalamaya uğraşmış hatta “3 heykel” mevzusuyla okurun ilgisini ve merakını sonuna kadar taze tutmaya çalışmış ama kitapta Barbaroslar daha çok yan karakter gibi durduğu için biraz basit kaçmış. Doğrusu kitaba çok fazla haksızlık etmek istemem. Zira yazar Hızır Reis’in nasıl Kaptan-ı Derya olduğuna,dönemin deniz savaşlarına, İspanya Krallığı’na, Endülüs,Gırnata, müdeccen, heyamola gibi kavramlara bir çok açıklama getiriyor. Çeşitli denizcilik terimleriyle de tanışmama imkan tanıdı. Hatta kitabın arkasında bu terimlerin bir sözlüğü bulunuyor. Bu anlamda önemli emek harcandığını göz ardı etmemek lazım. Kitabın sonuna geldiğimde en arka sayfada katlanmış bir harita olduğunu farkettim keşke bunu daha en başından farketseydim diyorum okurken harita üzerinden takip etmek daha bir keyifli olurdu.