insanlar ona yürekten inandığı için bir vahiydir ve bir vahiy olduğu için insanlar ona yürekten inanır. Ayrıca bir tür tembelliktir, çünkü bizi hakikatlerimize dayanaklık edecek kanıtları bulma ve sunma zahmetinden kurtarır.
Medyadaki güncel olayları takip edenlerin bu kitabı ütopik bir eser olarak ele alması halinde kederlenmeleri içten değil.
Şiddetin, tecavüzün uyuşturucunun ve akla gelebilecek çeşitli diğer suçların rahatlıkla işlenebildiği ortamda otorite boşluğu kanunların gerektiği şekilde uygulanamamasından kaynaklanıyor. faillere gerçekleştirdikleri suç fillerine karşılık uygulanan yaptırım onları caydırma ve korkutmadan ziyade daha da yüreklenmelerine yol açıyor. Suç öylesine motifsiz işleniyor ki okurken tahammül sınırlarımızın zorlandığını hissediyorsunuz. Bu şekilde yazar suçların, işleyen taraf için nasıl olağan hale getirildiğini göstermiş oluyor. Kötülük; kanunda suç olarak tanımlayamayacak kadar bireysel haksızlıkları temsil ettiğinden sistemin el verdiği müddetçe şekil değiştirerek toplumda üremeye ve ölümlere yol açmaya devam edecek. Ölümleri kafamızda etik algılara göre sınıflandırıyor, sıradan sonları romantize ediyor olabiliriz, bizden istenen yaşarken de bu kaygıyı geride bırakmamızdır.
Alex ve çetesini tanrının bile affetmekte zorlanmadığı küçük suçlara özenti duyan on beşli yaş grubundaki çocuklar olarak tanımlayabilmek için otomatik portakal yazarı olmak gerek. Kitabı okurken hafızamda bazı anılar döndü dolaştı, akşam dışarı çıkma alışkanlığından vazgeçtiğimi hatırladım. Ve Alexin çetesiyle karşılaştığımda kütüphaneci, yaşlı kadınlar ve yazarın hissettiği şeylere aslında yabancılık duymadığımın farkına vardım. Pek çoğumuz artık bu duygulara yabancı değil. Okurken Alex olan tanışma anınızı hatırlayıp romantik fikirlere kapılabilirsiniz. Günümüzde gece dışarıda yürüme cesaretliliğini gösterebilmek için bu tür bir distopyanın içinde yaşamak gerekli.
Hükümetlerin, zarar kendilerine farklı açılardan yaklaşarak yalnız topluma işlediği sürece