Servet AŞCIOĞLU

Servet AŞCIOĞLU
@SASCIOGLU
Lütfen unvan,aidiyet ve cinsiyetinizi girişte bırakınız.
4.Ayet O, kalemle yazmayı öğretendir. Bu, birkaç şekilde yorumlanmış. 1.Rasulullah’ın (sas) dediği hadis. “Allah’ın yarattığı ilk şey kalemdir sonra ona Yaz dedi.” Yaratılan bütün şeyler Allah’ın kelimelerinin tecellisi. 2.Bugün dünyada sahip olduğumuz bütün ilim, bizden önce birilerinin yazması nedeniyle var. Onlar da, onlardan önce yazan birilerinden ilimlerini elde ettiler. İki kere ikra var. İki kere alleme var. İki defa oku ve öğretti var. Surenin başındaki tema öğrenmek ve öğretmek. Üstelik okuma, kalem ile karşılaştırılmış. Eğitimde iki tane aktivite vardır; okuma ve yazma. İkisinden de bahsediliyor. Birincisi (ikra), bilgiden kendiniz yararlandığınızda. Diğeri ise (alleme) başkalarına faydalı olmak istediğinizde. O zaman yazarsınız. Yazdığınızda sadece kendiniz yararlanmazsınız, aynı zamanda başkaları da yararlanır. Kalem o kadar güçlü ki Allah onun üzerine yemin ediyor.
Genç Müslümanlar·Kitabı okudu
Din
Reklam
3. Ayet Oku! Senin Rabbin en cömert olandır. Senin Rabbin en soylu olandır. İlk önce Allah, bizim hiçbir soyluluğa sahip olmadığımızı söyledi. Biz alak’tan geliyoruz. Arapçada Keram, olduğu şey için saygı gösterilmesi gereken bir şeydir. Bizim kendi içimizde saygı gösterilmesi gereken bir şey yok. Bizi şereflendiren Allah’tır. “Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık.” (İsra 17:70) Neden ikinci kez ikra diyor? Rasulullah (sas) ikinci defa okuması için destekleniyor, teşvik ediliyor. Oku ve senin Rabbin en soylu olandır. Rabbin senin üzerine zorluk koymak istemiyor. Bu, Allah’tan gelen bir hediye. Allah, Rasul’ünü yüceltiyor. Surenin ilerleyen kısımlarında Rasulullah’ın (sas) Ebu Cehil tarafından küçük düşürüldüğü bir bölüm var. O zaman, ne için okuduğunu hatırlaması önemli. Okuyor çünkü en soylu olan Rabbi ona okumasını söylüyor. Zor zamanlar yaşayacak ama bu kelimeler ona (sas) güç katacak.
Genç Müslümanlar·Kitabı okudu
Din
2.Ayet:O, insanı ‘alak’ tan yarattı. Halaka el-insan. Her şeyi yarattı ve özellikle de insanı yarattı. Genelden özele doğru gidiyor. İnsanı “alak’tan” yarattı. Alak kelimesi alika fiilinden geliyor. Alaka diye de telaffuz ediliyor. Yapışmak, tutunmak, asılı kalmak anlamına geliyor. Dolaylı olarak, insanlar bunu ‘kan pıhtısı’ anlamına geliyor şeklinde yorumlamışlar. Erkeğin sperminin rahimden içeri girip anneyi hamile bırakması anlamında da bu kelime kullanılıyor. Bu konu modern embriyolojide konuşulan bir konu ve o zamanlarda bilinmesine hiçbir şekilde imkân yoktu. Birçok çevirinin söylediği gibi sadece kan pıhtısı değil. “Alak” kelimenin tam anlamıyla asılı olan şey anlamına geliyor. Kuran’da embriyolojiden bahseden başka yerler de var. Ama bu kelime ayrıca önemli çünkü bu kelime Allah’ın gizli olan şeylerdeki engin bilgisini gösteriyor. Biz, kendi içimizde ne olduğunu Allah’ın bildiği gibi bilmiyoruz. Bu, Allah’ın ayetinin bir göstergesi. Allah diyor ki, “Varlığımızın delillerini, ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz.” (Fussilet 41:53) Bu kendi nefislerimizde (içimizde) olan bir delil. “O Kuran’ın gerçek olduğu onlara apaçık belli olsun.” (Fussilet 41:53) Allah, belli şeyleri vurgulamak amacıyla insanın yaratılışından bahsediyor.
Genç Müslümanlar·Kitabı okudu
Din
Vahyedilirken kitap formunda değil, konuşma şeklinde vahyolunuyordu. Bunu belirtmek önemli çünkü konuşma ve kitap birbirlerinden çok farklı şeyler. Bir insanın konuşma tarzı ile yazma tarzı aynı değildir. Konuşurken hatalar yaparsınız. Bir yazı yazacağınız zaman yazınızı düzenlemelerden geçirirsiniz ama konuşurken düzenleme yapamazsınız. Bu ayrıca demek oluyor ki, konuşmalar hatalı olmaya daha yatkın. Konuşurken sadece bir şansınız vardır. Ağzınızdan çıktığı zaman geri gelmez. Kuran, Rasulullah’a (sas) konuşma şeklinde verilmişti. Allah, en başından itibaren Rasul’üne bunun konuşma değil, aslında kitap olduğunu bildirdi. İlk kelime; İkra, Oku. Konuşmayı okumazsınız. Bir kitabı okursunuz.
Genç Müslümanlar·Kitabı okudu
Din
Allah (c.c) bu Kuran’ı, kitap formunda göndermedi. Sadece sözler biçiminde gönderildi. Bu sözlü olarak gelen kitap, tarihte hiç olmadığı kadar çok kitabın yazılmasına sebep oldu. Bu Kuran, dünya çapında bir sürü kütüphanenin oluşmasına neden oldu. Fıkıh, akide, İslam tarihi, tefsir kitapları… Yüz binlerce insan, nesillerce boyunca yazdı-okudu, yazdı-okudu. Bunların hepsi hangi kitaptan geliyor? Kuran’dan. Bunun bu kadar önemli olmasının başka bir nedeni daha var. Hristiyanlığın bozulmasından kısa bir süre sonra, toplumun kontrol altında tutulmasının bir yolu şuydu; sıradan bir insanın İncil’i okumasına izin verilmiyordu. Sadece Papa ve otorite sahibi olanlar İncil’i okuyabilirlerdi, yorumlayabilirlerdi. Din ile ilgili bilgileri gizlediler böylece onu kendi istedikleri gibi yorumlayabilirlerdi. Başka hiç kimse bu bilgiye sahip olmadığı için onları sorgulayamazdı. Kuran’ın gönderildiği zamanlarda, sıradan insanların vahyi kendi başlarına okuması duyulmamış bir şeydi. Biz başlangıçtan itibaren okuyan, okumaya değer veren bir kültürdük.
Genç Müslümanlar·Kitabı okudu
Din
Reklam