Allah (c.c) bu Kuran’ı, kitap formunda göndermedi. Sadece sözler biçiminde gönderildi. Bu sözlü olarak gelen kitap, tarihte hiç olmadığı kadar çok kitabın yazılmasına sebep oldu.
Bu Kuran, dünya çapında bir sürü kütüphanenin oluşmasına neden oldu.
Fıkıh, akide, İslam tarihi, tefsir kitapları… Yüz binlerce insan, nesillerce boyunca yazdı-okudu, yazdı-okudu. Bunların hepsi hangi kitaptan geliyor?
Kuran’dan.
Bunun bu kadar önemli olmasının başka bir nedeni daha var. Hristiyanlığın bozulmasından kısa bir süre sonra, toplumun kontrol altında tutulmasının bir yolu şuydu; sıradan bir insanın İncil’i okumasına izin verilmiyordu. Sadece Papa ve otorite sahibi olanlar İncil’i okuyabilirlerdi, yorumlayabilirlerdi. Din ile ilgili bilgileri gizlediler böylece onu kendi istedikleri gibi yorumlayabilirlerdi. Başka hiç kimse bu bilgiye sahip olmadığı için onları sorgulayamazdı.
Kuran’ın gönderildiği zamanlarda, sıradan insanların vahyi kendi başlarına okuması duyulmamış bir şeydi. Biz başlangıçtan itibaren okuyan, okumaya değer veren bir kültürdük.