Servet AŞCIOĞLU

Servet AŞCIOĞLU
@SASCIOGLU
Lütfen unvan,aidiyet ve cinsiyetinizi girişte bırakınız.
Sevgili Dost, Postanedeki memur, kağıt parayı ışığa tutarak "sahte" olduğunu anladı. Sen nasıl ayıracaksın sahteyle gerçeği? Acaba nasıldır sahtesi basılamayacak dostlu­ğun resmi?
Sayfa 24 - Şule Yayınları Ağustos 2019·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sevgili Dost, Eksik bilgi bizi yanlış adreslere götürür. Arkadaş­lıklar, dostluklar, ortaklıklar ve evlilikler hep bu yüz­den biter. Kim bilir hayatımızda kaç kez, "Nasıl da ta­ nıyamamışım!" demiş, kaç kez ince buz tabakasına al­danıp üzerinde yürüdüğümüz gölün soğuk sularında bulmuşuzdur kendimizi.
Sayfa 23 - Şule Yayınları Ağustos 2019·Kitabı okudu
Edebiyat
Yüzlerimiz, hüznün yüzlerce elbisesinden hangisini seçeceğine bir türlü karar veremiyor. Aynı hava sıcaklığmda bir gün üşürken, bir başka gün terleyebiliyoruz. Bir gün kah­kahalarla güldüğümüz bir espriye, bir başka gün te­bessüm etmekte zorlanıyoruz. Su bazen sıfır derecede donmuyor, bazen kaynamıyor yüz derecede. O halde, "Bizi mutlu kılan şey şartlardan çok, ru­humuzdur. " İstemekle değil, istememekle hür olan ruhumuz.
Sayfa 17 - Şule Yayınları Ağustos 2019·Kitabı okudu
Edebiyat
Onuru, haysiyeti, şerefi için yaşadığını söyleyen insanlar döneminden, kariyeri için yaşayan insanlar çağına geldik. Kariyerin hayâyla, onurla, haysiyetle kurduğu bir bağ yoktur. Kariyer için çıkılacak bir yukarı vardır. Altta kalanın ne olduğunun, nefes alıp alamadığının, canının çıkıp çıkmadığının hiçbir önemi yoktur. Çevrenize bir bakın, hayâyı öğütleyen insanlar görebilecek misiniz? Ar etmeyi, edepli olmayı, utanmayı tavsiye eden kimseye rastladınız mı hiç? Hayır, rastlayamazsınız. Çünkü zihinlerimiz Batılı bakış açısıyla kodlanmış halde. Artık hepimiz birbirimizin kurduyuz. İnsan insanın yurduydu oysa bizde, dostuydu, sırdaşıydı. Dedelerimiz ve ninelerimiz, ahiretten bahsederken cennet herkese yetecek kadar büyüktür diye anlatırlardı. Cennet kavgasına düşmeyin demekti bu biraz da. Tek bir yarış vardı. O da hayırlı işler yapma hususunda olması gereken bir yarış. Yarış değişti. Çünkü öğretiler değişti. Öğretilerin değişmesi öğütleri de değiştirdi. “Senin ondan neyin eksik? Sen her şeyin en iyisine layıksın” diyen ana babalar var artık. Cahit Koytak, “Şiirin Faydaları” isimli şiirinde ironik bir dille ne güzel anlatır modern insanın kulağına fısıldanan sözleri: “Ermiş değilsen, ermiş değilsen/Yanına kadınları al, köçekleri al,/Çalgıcıları topla başına!/Kral sen değilsen, olmasın başkası da!” Az ama öz olan helal rızık yerine haram da olsa varlığın/varsıllığın alkışlandığı, toplumsal gelişim yerine kişisel gelişimin önemsendiği, dostluk yerine husumete neden olan rekabetin cilalandığı bir toplumda hayânın hayatımızda yer alması mümkün müdür? Eyyüp Akyüz / Yolcu Dergisi, 104
Deneme
İhtiyaçlarını ne ka­dar azaltırsan o kadar hür olursun, diye. Demek sahip oluş değil, istiğna açıyor kilidi.
Sayfa 14 - Şule Yayınları Ağustos 2019·Kitabı okudu
Edebiyat