Her birimiz uçsuz bucaksız ve karmaşık bir evrende, doğumdan önce ayrılmış bir çiftin yarısıyız ve hayatımızı bizi yeniden bütün hissettirecek diğer yarımızı aramakla geçiriyoruz. O gün gelip çatana dek de kendimize biraz huzursuz hissediyoruz. Bazen bu bütünlük, ilk bakışta bizden tamamen farklı birini bulduğumuzda gerçekleşiyor. Mesela Güzel Sanatlar ve şiir hayranı bir erkek boş zamanlarını makine yağını bulanarak geçiren bir kadına aşık olabiliyor. Sağlıklı yemeklerden ve doğa sporlarından hoşlanan bir kadın, bu tür sporları televizyon karşısında bir elinde bira diğerinde sandviç ile İzlemekten zevk alan bir erkekten hoşlanabiliyor.
Ölmek son derece normal bir şey. Günün birinde hepimizin başına gelecek. Sonsuza dek yaşasaydık ne kötü olurdu, düşünsenize! Dünya bu aşırı yüke dayanamayıp çökerdi
İnsan kalbi böyledir: Onu kolayca dondurabilirsiniz, ama çok zor eritir, çok zor ısıtırsınız Bazen hiç çözemeyiz o buzu. Bunun da sonucu bir sinir zayıflığı, bir sinir hastalığı olur.