وَ أَنَا آخِذٌ بِحُجَزِكُمْ عَنِ النَّارِ ، وَأَنْتُمْ تَفَلَّتُونَ مِنْ يَدِي.
”Sizi ateşten korumak için kuşaklarınızdan tutuyorum. Siz ise elimden kurtulmaya, ateşe girmeye çalışıyorsunuz.”(Müslim, Fezâil 19, nr. 2285)
Efendimiz ümmetinin başına bir felaket gelmesinden korkardı. Gökyüzünde bir bulut belirmeye başlayınca işini bırakır, o bulutu takip ederdi. Hava açıp bulut dağılınca rahatlar, Allah’a hamd ederdi (Ebû Dâvûd, Edeb 103, 104, nr. 5099.)
Ümmetini kurtarmaya çalışmasını şöyle bir benzetmeyle açıklamıştı.
Bir adam ateş yakmış, yaktığı ateşe cırcır böcekleri ve pervaneler düşmeye başlamış. Bunu gören adam onları ateşten uzaklaştırmak için çırpınmaya başlamış.
Bunları anlattıktan sonra, kendisinin tıpkı o cırcır böceklerini ve pervaneleri ateşten uzaklaştıran kimse gibi ümmetini cehennemden kurtarmaya çalıştığını söyledi.
Ama insanoğluna verilen unutma nimetinin, geçmişten ibret alma, dersler çıkarma ve böylece yeni ve daha büyük hatalar yapmama yolunda bize engel de olmaması gerekiyor.
Aliya İzzetbegoviç’in dediği gibi: “Ne yaparsanız yapın. Her şeyi unutun, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır!”
Sadece bugüne odaklananlar veya tarihe ilgisi zayıf olanlar için, Saraybosna, “ muhteşem bir şehir” den ötesi değildir. Göz bugünü görür, neyi görürse ondan keyif alır, arka plana geçemez, geçmişle geleceği de birbirine bağlayamaz çünkü.
Mekan ve zamanla irtibatını daha derin tutmaya gayret eden ise, bugünün şen şakrak Saraybosna’sının yüzünde, henüz çok uzak bir geçmişte kalmamış olan bazı ağır yüklerin, acıların ve trajedilerin gölgelerini de seçmeyi başarır.
Mısır hangisidir:
Bir Ortadogu ülkesi midir? Yoksa bir Afrika ülkesi midir? Mısır’ın Akdeniz'le veya Kızıldeniz’le bağlantısı ne kadardır? Mısır ne kadar Arap, ne kadar Kıptî, ne kadar Afrikalı, ne kadar Mağriblidir?
Bütün bu sorulara, baktığınız yere göre birbirinden çok farklı cevaplar verebilirsiniz. Mısır belki de hepsidir.
"Âlem-i Islâm Yazilari"nin "Afrika" muhtevalı beşinci sinde Mısır’ın büyük yer kaplaması, yukarıdaki sorularla yakından alakalıdır. Bu durum hem Afrika’nın hem de Mısır’ın İslâm coğrafyası için ifade ettigi anlamlarla da açıklanabilir.
"Kara Kıta" şeklindeki kaba tasvirin akla getirdiği bütün olumsuzlukların aksine, Afrika’nın rengârenkliği, geçişkenlikleri ve sürprizleri hiç bitmez.