Muhammed Ali Saltan

Ebû Hüreyre
Kendisine pek çok hadis rivayet ettiğini söyleyenlere: - Muhâcirinden olan kardeşlerimizi ticaretleri ve çarşılarda olan alışverişleri, ensardan olan kardeşlerimizi ziraatlari ve hurmalıkları meşgul ederdi. Ben ise karın tokluğuna Hz. Peygamber'den ayrılmaz, onların bulunmadıkları zamanlarda Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanında bulunur ve onların ezberlemediklerini ezberlerdim, cevabını vermiştir.
Sayfa 117·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Muhammed Ali Saltan

, bir kitabı okumaya başladı
İmam Nevevi
9.8/10 · 2.111 okunma
Abdullah Dehlevî hz: Cihan bağına gül toplamak için geldik ama diken hamallığı yapıyoruz. Ne Kast Ediyor? Dehlevî bu ifadeyle şunu hatırlatıyor: • İnsan bu dünyaya asıl maksat olan Allah’ı tanımak, ibadet ve kulluk vazifesini yerine getirmek için gönderilmiştir. • Ama pek çok kimse bu hakikî gaye yerine, dünyevî meşguliyetlere, nefsin arzularına ve geçici uğraşlara kapılıp ömrünü tüketmektedir. • Yani güle (hakikate, marifete) uzanmak varken, insan elinde diken yüküyle (boş işlerle, sıkıntı ve nefsanî hırslarla) kalmaktadır.
Aliya İzzetbegoviç’in gençlik dönemleri tüm dünyada komünizmin yükselme dönemidir. Ama o hiçbir zaman inancından vazgeçmemiştir. İslami organizasyonlarda görev almaya başlar. 1930’lu yıllarda Saraybosna’da faaliyette olan "Genç Müslümanlar" içerisinde yer alır. Genç Müslümanlar bir çesit sivil toplum kuruluşudur ve iyi eğitimli Müslüman yetiştirmeyi hedeflemektedir. Yasaklar ve baskılara rağmen toplumda İslami bilincin oluşması için arkadaşlarıyla birlikte çalışmaya devam eder. Aliya, neden sık sık İslam’a vurgu yaptığı konusunda ise "Boşnakları Boşnak yapan; Sırplardan, Hırvatlardan ayıran dinidir. O olmazsa biz de olmayız." demiştir.
Sayfa 12
Sahâbenin Gönül Dünyası
Ashâb-ı kirâm efendilerimiz hâllerine razı olan kimselerdi. Onların hedefi daha rahat yaşamak değil, Daha iyi Müslüman olmaktı. Evlerinde iki hurma varsa birini kapıya gelen yoksula verirlerdi. Çünkü onlar Peygamber terbiyesiyle yetişmiş güzel insanlardı. Fetihler başlayıp İslâm devletinin sınırları genişleyene kadar sıkıntılı bir hayat sürdüler. Allah Teâlâ Mekkeli muhâcirlere evlerini açan, onları bağırlarına basan Medineli Müslümanlar'ı (ensâr-ı kirâm) şöyle övmektedir: "Kendi şehirlerine hicret edenlere muhabbet beslerler. Onlara verilen şeylerden dolayı gönüllerinde bir sıkıntı duymazlar. Hatta kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile, Onlan kendilerine tercih ederler." (Haşr 59/9.)
Sayfa 162·Kitabı okudu