...sadece ölüm anına ihtiyaçları var ve o ölüm anı tüm anların en kısasıdır, bir iç çekilir ve tamam, bir benzetme yapmak gerekirse, bu olay kimsenin üflemesine gerek kalmaksızın kendi kendine sönen bir muma benzetilebilir. Hiçbir ötenazi bu kadar kolay ve tatlı olmamıştır.
“Bir ulus dünya tarihindeki sahip olduğu yeri; para, halkının kalbinde dürüstlük ve onurdan daha değerli olduğunda yitirir. Genel, yaygın bir kazanç hırsı, büyük bir karışıklık veya felaketin habercisidir. Güneşin altındaki hiçbir şey yeni değil. Şimdi olan daha önce de oldu. Öğrendiğimiz ve keşfettiğimiz her şey daha önce de vardı. İcatlarımız ve keşiflerimiz, yeniden icat ve keşfettiklerimizden başka bir şey değil. Günümüzün bilim insanları arasındaki geleneksel teoriye göre insan yabani bir hayvandan gelişerek bir barbar hâlini aldı ve barbarlıktan da adım adım ilerleyerek medeniyete ulaştı. Medeniyetin vahşilikten değil, vahşiliğin medeniyetten çıktığını söylerken yalnız değilim. Medeniyetin vahşilikten doğduğu fikrinde ısrarcı olanlar, vahşiler hakkında hiçbir şey bilmeyenlerdir.”
Alıntı Şuradan
Kayıp Kıta Mu
James Churchward
…Ve ister titan olsun ister dev, ister tanrı olsun ister insan, fark etmez, baba kötüyse, korkaksa, sevgisizse, şefkatten yoksunsa, bir çırpıda çıkarıveriyorsa evlatlarını gözden, hiç iyilik beklemeyin o çocuklardan.
Ben hep kendimi onlarla yakın ilişkiler kurmuş bir insan olarak düşünürüm. Sonra arkamdan olmadık düşmanca, hissiz, soğuk ve kötüleyici sözler edildiğini duyarım. Bu birliği -bana karşı davranış birliğini- nasıl kurarlar acaba? Hangi noktada birleşirler? Aralarında iyi bir izlenim edinmiş olanlar yok mudur? Nasıl başlarlar insanın arkasından çekiştirmeye sonra? Nasıl cesaret ederler? Ya biri karşı çıkarsa onlara?