Dünyada zahar gibi kocalar çoktur. Bir diplomat da zaman zaman böyle karısının sözlerine kulak vermez, omuzlarını silker fakat ondan duyduğu sözleri gizli gizli yazılarına karıştırır. Bazen bir müsteşar, karısının önemli bir iş hakkındaki gevezeliğine yüzünü buruşturur, fakat ertesi gün bu gevezeliği vekile ulaştırır. Gerçi o baylar karılarını zahar gibi hor görüp kaba muamele etmezler ama onları iş hayatlarının yorgunlugunu gidermek için evlerinde duran bir süs sayarlar.
Korkak erkek kahramanlarımızdan ne kadar sıkılsam da kitabın dostoyevskinin gerçek hayatından alıntı olduğunu öğrendikten sonra bir başka etkilendim. Kitabı okurken çok dikkat etmenizi öneririm çünkü salonun avizeleri, tekerlek, top, rulet, siyah, kırmızı, banknotlar, altınlar ve paranın zıngır zıngır tınanması hala beynimde etki yaratıyor. Bir kumarbaz olup kumarhanede heyecanlanıp, pişman olup, eski aşkları yeni hazlar için kaybetmeye hazırsanız buyrun kumarbaz kitabı, sanki aleksey değil de siz masadaymışsınız gibi heyecanlanıyorsunuz bir kitap böyle etki yaratıyorsa artık gerçek rulet masasında olan dostoyevskinin ruh halini tahmin edemiyorum.