Unutmadım aramızdaki beceriksiz dili..
Dünya yordu bizi.
Benim de söyleyemediklerim var..
Hiç söyleyemeyeceğim onları belki de..
Uzun bir yolu geliyoruz seninle, yolu geldikçe anlıyorum ki, biz,
bu dünya üzerinde yürüyemiyoruz bile...
Asıl sıkıştırdığımız, bize ihanet etmek üzere olduğundan kuşkulandığımız, hayatın kendisidir; onun eskisi gibi olmadığını, değiştiğini hissettiğimiz halde, hâlâ ona inanırız; tam inanmasak da, nihayet bizi terk ettiği güne kadar kuşkuda kalırız.
Size doğru yüz adım attığımı söylüyordum; bu, sizin geriye doğru iki yüz adım atmanıza sebep oldu. Şimdi uzaklaşma sırası bende; bundan böyle birbirimizi tanımayacağız. İsminizi aklımda tutmayacağım; ama sizi bir vaka olarak unutmayacağım ki, insanların yürekli, terbiyeli ya da sadece eşsiz bir fırsatı kaçırmayacak kadar zeki olduklarını düşünme eğiliminde olduğum zaman, onları gözümde büyüttüğümü hatırlayayım.