Uzun zamandır inceleme yapmamış olmanın bocalamasından mı yoksa kitabın üzerimde bıraktığı hayal kırıklığının ifadesizliğinden mi anlayamadığım bir zorluk cekiyorum ama dusuncelerimi kısaca aktarmaya çalışacağım. Öncelikle eser İskender Pala'nın okuduğum ilk kitabıydı. Dilinin sadeliği, edabiyatı tarihle harmanlaması, tasavvufla felsefeyi kitap boyunca sayfalara serpistirmesi gercekten müthisti. Başlarda tüm bunların ahengi her sayfada huzur naksettirir gibi hissettirdi fakaaattttt olay orgusunun ortalara dogru basitlestirilmesi ve bu basitligin son sayfaya kadar surmesi, yazarın verdiği o devasa beklentinin, ortalardan sonra kırıntısına dahi rastlanılmaması gercekten buyuk bir hayal kırıklığı olusturdu ve inanamıyorumm su kitap bitse de bıraksam artık dedirtti. Gercekten bu kadar basite indirmek, buyuk yuzlesmelerin gerceklesebilecegi kısımları ultra sıradanlaştırmak yazara olan sempatimi düşürdü. Yazarın okumayı istedigim bir kitabi daha vardı ve su an bu istegim sorgulandi... Benden bu kadar arkadaslar baska bir kitapta gorusmek uzeree.