sadullah öztürk

sadullah öztürk
@Sadullah11
Yapmak istediğini değil, yapman gerekeni yap
Mühendis
Ankara
7 Ağustos 2001
6 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
​"Bize yiyecek getirenlere özgür insanlar derdik. Ne şaka ama... Yöneten sınıflar olarak bizler bütün toprakların, bütün makinelerin, her şeyin sahibiydik. Yiyecek getirenlerse bizim kölelerimizdi. Ellerindeki bütün yiyecekleri kendimize alır, aç kalmayıp çalışarak bize yiyecek getirmeye devam etsinler diye onlara da azıcık bir şeyler verirdik..."
Sonsuzluğun o kayıtsız ve devasa boşluğunda, düşüncenin dahi kavrayamadığı milyarlarca galaksinin, ışık hızının bile yetersiz kaldığı mesafelerin arasında, milyarlarca yıllık zaman diliminin küçücük bir anına sıkışmış herkes ve her şey yalnızca geçici bir titreşimden ibarettir. Yeryüzüne kök saldığımızı, büyük medeniyetler kurduğumuzu sandığımız o kibirli inancımızla; kalabalıkların coşkun çığlıkları, en gizli fısıltıları, tüm kahkahaları ve gözyaşları, tarihin hafızasına kaydedildiğini sandığımız hepsinin birikimiyle, buharlaşıp giden hiçbirinin barındırmadığı o mutlak, soğuk sessizlik; bu büyük döngüde bir anlam ifade etmez. Ne senin o narin varoluşuna yüklediğin aşkın ve yaratımın ağırlığı, ne de benim kendime ördüğüm fani düşünce kalelerinin ihtişamı; ne uğruna ölümlere gidilen yüce amaçlar, ne kazanılan zaferler, ne de derin kayıplarımız... Tüm insani dramlarımız ve komedilerimiz, evrenin o kayıtsız perdesi önünde sergilenen boş bir gölge oyunudur. Zira büyük kozmik terazinin kefesine konulduğunda, bütün bunlar; tüm varlığımız, tüm yokluğumuz, bir çöl kum tanesi misali anlamsızdır ve bu muazzam hiçlik karşısında en ufak bir öneme dahi sahip değildir. Hepsi, bir an parlayıp sönen, adı bile hatırlanmayacak bir yıldız tozunun yankısız ve sessiz tekrarıdır; mutlak karanlığa doğru eriyip giden, önemsiz bir hiçlikten ibarettir.
Yalnızlık
​Şu hayatta mağlup olduğum tek cephe yalnızlıktır. Öyle ki, kimse onunla gerçekten başa çıkamaz. Ondan kaçmak için kendinize sığınaklar yaratır, vakit öldürecek uğraşlar bulursunuz. Tam kurtuldum sanırsınız; ama o, hiç beklemediğiniz bir anda yeniden yakanıza yapışır. Evet, bazen hayat güzel anlar sunar; birileriyle paylaştıkça çoğalır, mutlu olursunuz. Bazen de bir kitabın sayfalarına sığınıp yalnızlığınızı unutursunuz. Ama nafile... Kitaplar, açlığı geçiştiren kuru bir ekmek gibi yavandır; ruhu asıl doyuran, 'gerçek' olan ise sadece insandır.
Önyargılar, gündelik yaşantımızdaki bütün bu pislik ve iğrençlikler gereklidir, çünkü bunlar gübrenin kara toprağa dönüşmesi gibi zamanla faydalı bir şeye dönüşür. Kökünde pislik barındırmayan iyi bir şey dünya üzerinde bugüne kadar görülmemiştir.”