"Bize yiyecek getirenlere özgür insanlar derdik. Ne şaka ama... Yöneten sınıflar olarak bizler bütün toprakların, bütün makinelerin, her şeyin sahibiydik. Yiyecek getirenlerse bizim kölelerimizdi. Ellerindeki bütün yiyecekleri kendimize alır, aç kalmayıp çalışarak bize yiyecek getirmeye devam etsinler diye onlara da azıcık bir şeyler verirdik..."
Önyargılar, gündelik yaşantımızdaki bütün bu pislik ve iğrençlikler gereklidir, çünkü bunlar gübrenin kara toprağa dönüşmesi gibi zamanla faydalı bir şeye dönüşür. Kökünde pislik barındırmayan iyi bir şey dünya üzerinde bugüne kadar görülmemiştir.”
Ben, Robot'u okuyunca şunu fark ettim: Asimov'un büyüklüğü bu yasalara cevap bulmasında değil, 1950'de oturup doğru soruları sorabilmesinde yatıyor.
1) Robot, bir insana zarar veremez veya pasif kalarak bir insanın zarar görmesine izin veremez.
2) Robot, Birinci Yasa ile çelişmediği sürece bir insanın emirlerine uymak zorundadır.
3) Robot, Birinci ve İkinci Yasalarla çelişmediği sürece kendi varlığını korumak zorundadır.
"Biz ilkelerle yaşarız. Evet, ilkelerle! Onlar olmadan nefes almak, bir adım atmak bile mümkün değil. İlkesiz bir adam, ahlaksız bir adamdır. Siz ise hiçbir ilkeyi tanımıyorsunuz."
-Pavel Petroviç