Şu hayatta mağlup olduğum tek cephe yalnızlıktır. Öyle ki, kimse onunla gerçekten başa çıkamaz. Ondan kaçmak için kendinize sığınaklar yaratır, vakit öldürecek uğraşlar bulursunuz. Tam kurtuldum sanırsınız; ama o, hiç beklemediğiniz bir anda yeniden yakanıza yapışır. Evet, bazen hayat güzel anlar sunar; birileriyle paylaştıkça çoğalır, mutlu olursunuz. Bazen de bir kitabın sayfalarına sığınıp yalnızlığınızı unutursunuz. Ama nafile... Kitaplar, açlığı geçiştiren kuru bir ekmek gibi yavandır; ruhu asıl doyuran, 'gerçek' olan ise sadece insandır.
Önyargılar, gündelik yaşantımızdaki bütün bu pislik ve iğrençlikler gereklidir, çünkü bunlar gübrenin kara toprağa dönüşmesi gibi zamanla faydalı bir şeye dönüşür. Kökünde pislik barındırmayan iyi bir şey dünya üzerinde bugüne kadar görülmemiştir.”