Kendine şevkat göstermek, kendine torpil geçmek değildir. Yaptığın hataları şımarıkça görmezden gelmek de değildir. Kendine şefkat göstermek, insan olduğun, hata yapabileceğini farkında olmak ve böyle durumlarda kendi onarmak için ortaya koyacağın çabadır.
Öncelikle kitabı gerçekten çok beğendiğimi belirterek başlamak istiyorum ki uzun bir yazı okumak istemeyenler fikrimi öğrenmiş olsunlar. Hacimli bir eser olmasına rağmen neredeyse bitmesin diyerek okuduğum bir kitap oldu. Konular ağır olmasına rağmen dili de bir o kadar sade ve akıcı. Benim için bu kadar bilgiyi hiç sıkmadan vermesi ve bilginin yanında aynı zamanda bana bir bakış açısı kazandırması bu kadar beğenmemde bir etken olabilir. Yine şu ana kadar kulaktan duyma bilgilerime bu kitap ile genel bir çerçeve çizmiş oldum. Selefilik ve Vahhabilik gibi kavramlar ile Şah Veliyyullah, Abduh, Afgani ve daha birçokları gibi duyduğum ama haklarında yeterli bilgi sahibi olmadığım isimleri de burada genel hatları ile öğrenmiş oldum.
Batı'daki reform ve rönesans hareketleri ile birlikte, Batı teknik ve ekonomik bakımından çok büyük ilerleme kaydederek İslam dünyasını geride bırakmıştır. Bu durum da Müslüman devletlerin, batılı devletler tarafından işgale uğramasına yol açmıştır. Kitap, İslam dünyasının yeniden ayağa kalkabilmesi için İslam dünyasında oluşan fikir ve akımları ele alarak onları inceliyor. Bu akımları üçe ayırabiliriz: Gelenekçilik, Islahatçılık ve Modernizm. Hepsi de kendi içinde bir çok alt başlıklara ayrılıyor ve kitapta hepsi inceleniyor fakat ben bunlara değinmeyeceğim. Sadece bu üç akımın özelliklerini burada özet hâlinde
yazmak istiyorum.
Gelenekçi bakış açısına göre gelenek kutsaldır ve saygıyı hak eder. Islahatçılara göre geri kalmada ve çürümede yanlış geleneklerin de rolü olduğu düşünüldüğü için geleneğe saygı duyulmaz ve onu korumaya öncelik verilmez.
Gelenekçilikte yenilik, gelişim ve modernlik ondan kopuşu temsil ettiğinden şüpheyle yaklaşılır. Islahatçılıkta batılılaşma eleştirisi çok güçlüdür. Fakat seçmeci bir şekilde ve faydalı gayeleri
Üstad Ali Ulvi Kurucu , Medine'ye hicret etmiş çok değerli bir zat. 5 ciltten oluşan hatıralarının son cildini de okumuş bulunuyorum. Her cildi ayrı ayrı çok güzeldi . Son cilde mektuplar şiirler eklenmişti. Güzel ve dolu dolu bir hayat hikayesini okuyup, yakın tarihimize bir de bu açıdan bakın derim. Her yerde her seferinde tavsiye ettiğim gibi şimdi de tavsiye ediyorum